Header ad

Çvö Yeni Zelanda

Karar No: 2011/1925
Karar Tarihi: 24.5.2011
Resmi Gazete No: 27984 (2.Mük.)
Resmi Gazete Tarihi: 4.7.2011
22 Nisan 2010 tarihinde Ankara’da imzalanan ve 10/3/2011 tarihli ve 6205 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ekli “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması” ve eki “Protokol”ün onaylanması; Dışişleri Bakanlığının 19/4/2011 tarihli ve HUMŞ/6537335 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar?Kurulu’nca 24/5/2011 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE YENİ ZELANDA HÜKÜMETİ ARASINDA GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDE ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAŞMASITÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE YENİ ZELANDA HÜKÜMETİ

Gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleyen ve vergi kaçakçılığına engel olan bir anlaşma yapmak isteğiyle
AŞAĞIDAKİ ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR:

Madde 1
KAPSANAN KİŞİLER
Bu Anlaşma Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.

Madde 2
KAPSANAN VERGİLER
1. Bu Anlaşma, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, bir Akit Devlet adına gelir üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile teşebbüsler tarafından ödenen ücret veya maaşların toplam tutarı üzerinden alınan vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir veya gelir unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelir üzerinden alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Anlaşmanın uygulanacağı mevcut vergiler özellikle:
a) Türkiye’de
i) gelir vergisi;
ii) kurumlar vergisi;
(bundan böyle “Türk vergisi” olarak bahsedilecektir);
b) Yeni Zelanda’da
gelir vergisi;
(bundan böyle “Yeni Zelanda vergisi” olarak bahsedilecektir).
4. Anlaşma aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacaktır. Akit Devletlerin yetkili makamları, ilgili vergi mevzuatlarında yapılan önemli değişiklikleri birbirlerine bildireceklerdir.

Madde 3
GENEL TANIMLAR
1. Bu Anlaşmanın amaçları yönünden, metin aksini gerektirmedikçe:
a) i) “Türkiye” terimi, kara suları ve üzerinde bulunan hava sahası dahil olmak üzere Türkiye’nin sahip olduğu egemenlik alanını bunun yanı sıra, uluslararası hukuka uygun olarak doğal kaynakların aranması, işletilmesi ve korunması amacıyla yargı yetkisi veya egemenlik haklarına sahip olduğu deniz alanlarını ifade eder;
ii) “Yeni Zelanda” terimi, Tokelau hariç Yeni Zelanda topraklarını ifade eder ve Yeni Zelanda mevzuatı ile uluslararası mevzuat uyarınca belirlenen, Yeni Zelanda’nın doğal kaynaklara ilişkin egemenlik haklarını kullandığı kara sularının ötesindeki herhangi bir alanı kapsar;
b) “bir Akit Devlet” ve “diğer Akit Devlet” terimleri, metnin gereğine göre, Türkiye veya Yeni Zelanda anlamına gelir;
c) “kişi” terimi, bir gerçek kişiyi, bir şirketi ve kişilerin oluşturduğu diğer herhangi bir kuruluşu kapsar;
d) “şirket” terimi, herhangi bir kurum veya vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına gelir;
e) “kanuni ana merkez” terimi;
i) Türkiye yönünden, Türk Ticaret Kanunu’na göre tescil edilen kayıtlı merkez;
ii) Yeni Zelanda yönünden; kuruluş yeri
anlamına gelir;
f) Bir Akit Devlete ilişkin “vatandaş” terimi:
i) o Akit Devletin vatandaşlığına veya uyrukluğuna sahip herhangi bir gerçek kişiyi; ve
ii) o Akit Devlette yürürlükte olan mevzuata göre statü kazanan herhangi bir hükmi şahsı, ortaklığı veya derneği
ifade eder;
g) “bir Akit Devletin teşebbüsü” ve “diğer Akit Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Akit Devletin mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs ve diğer Akit Devletin mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs anlamına gelir;
h) “yetkili makam” terimi:
i) Türkiye yönünden, Maliye Bakanı’nı veya Maliye Bakanı tarafından yetkilendirilmiş bir temsilciyi; ve
ii) Yeni Zelanda yönünden, Vergi Dairesi Genel Müdürünü veya yetkili bir temsilciyi
ifade eder;
i) “uluslararası trafik” terimi, yalnızca diğer Akit Devletin sınırları içinde gerçekleştirilen gemi veya uçak işletmeciliği hariç olmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü tarafından gemi veya uçak işletilerek yapılan taşımacılığı ifade eder.
2. Anlaşmanın bir Akit Devlet tarafından herhangi bir tarihte uygulanmasına ilişkin olarak, Anlaşmada tanımlanmamış herhangi bir terim, metin aksini gerektirmedikçe, Anlaşmanın uygulanacağı vergilerin amaçları bakımından, o tarihte bu Devletin mevzuatında sahip olduğu anlamı taşıyacak ve bu Devletin yürürlükteki vergi mevzuatında yer alan bir anlam, bu Devletin diğer mevzuatında bu terime verilen anlama göre üstünlük taşıyacaktır.

Madde 4
MUKİM
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Akit Devletin mukimi” terimi, bu Devlet, herhangi bir politik alt bölümü veya mahalli idaresi de dahil olmak üzere, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kanuni ana merkez, yönetim yeri veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefi olan kişi anlamına gelir. Ancak bu terim, yalnızca o Devletteki kaynaklardan elde edilen gelir nedeniyle o Devlette vergiye tabi tutulan herhangi bir kişiyi kapsamaz.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişinin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir:
a) Bu kişi, yalnızca daimi olarak kalabileceği bir evin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir evi varsa, bu kişi, yalnızca kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu (hayati menfaatlerin merkezi olan) Devletin mukimi olarak kabul edilecektir;
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Devlet saptanamazsa veya her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir evi yoksa, bu kişi yalnızca kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev söz konusu değilse, bu kişi yalnızca vatandaşı olduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşı ise veya her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. Gerçek kişi dışındaki bir kişi, 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişi yalnızca etkin yönetim merkezinin bulunduğu Devletin bir mukimi kabul edilecektir. Bununla birlikte bu kişi, bir Akit Devlette etkin yönetim merkezine, diğer Akit Devlette kanuni ana merkeze sahip olduğunda, bu kişinin, Anlaşmanın amaçları bakımından hangi Devletin mukimi kabul edileceğini Akit Devletlerin yetkili makamları karşılıklı anlaşma ile belirleyeceklerdir. Böyle bir anlaşmaya varılamadığı takdirde, bu kişi, Anlaşmanın sağlayacağı avantajlar bakımından her iki Akit Devletin de mukimi olarak kabul edilmeyecektir.

Madde 5
İŞYERİ
1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır:
a) yönetim yeri;
b) şube;
c) büro;
d) fabrika;
e) atölye; ve
f) maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal kaynakların çıkarıldığı diğer herhangi bir yer.
3. Bir inşaat şantiyesi, yapım, kurma veya montaj projesi veya bunlarla ilgili gözetim faaliyetleri, 6 ayı aşan bir süre devam etmesi durumunda bir işyeri oluşturur.
4. Bir teşebbüsün, bir Akit Devlette, herhangi bir oniki aylık dönemde 183 günü aşan bir süre;
a) kerestelik ağaçlar dahil olmak üzere, bu Devlette yer alan doğal kaynakların aranması veya işletilmesine ilişkin faaliyetlerde bulunması; veya
b) bu Devlette;
(i) doğal kaynakların aranması veya işletilmesinde; veya
(ii) bu arama veya işletme ile ilgili faaliyetlerde
önemli nitelikte teçhizat kullanması halinde
bu Devlette bir işyerine sahip olduğu ve bu işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğu kabul edilecektir.
5. Bir Akit Devlet teşebbüsü, 14 üncü maddede bahsedilen hizmetlerin dışında, diğer Akit Devlette;
a) herhangi bir on iki aylık dönemde, bir ya da birkaç seferde diğer Akit Devlette toplam 183 günden fazla bulunan bir veya daha fazla gerçek kişi vasıtasıyla faaliyet icra ettiğinde ve teşebbüsün bu süre veya sürelerde diğer Devlette söz konusu gerçek kişi ya da kişilerce ifa edilen hizmetlerden sağladığı gayrisafi gelirin % 50 sinden fazlasının bu teşebbüsün etkin ticari faaliyetlerine atfedilmesi durumunda, veya
b) söz konusu faaliyetlerin, diğer Devlette bu hizmetleri ifa eden ya da bu hizmetleri ifa etmek amacıyla bu diğer Devlette bulunan bir veya daha fazla gerçek kişi (diğer teşebbüs adına söz konusu hizmetleri ifa eden ve ifa ettiği bu hizmetler dolayısıyla ilk bahsedilen teşebbüsün gözetimi, yönetimi veya kontrolü altında bulunmayan bir gerçek kişi hariç) vasıtasıyla aynı veya bağlı projeler için, herhangi bir oniki aylık dönemde bir ya da birkaç seferde toplam 183 günü aşan bir sürede icra edilmesi durumunda,
bu hizmetleri sunmak için diğer Devlette yürütülen faaliyetlerin, bu faaliyetler, 6 ncı fıkrada belirtilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılması durumunda o fıkra hükümleri uyarınca bu yeri bir işyeri haline getirmeyen nitelikteki faaliyetlerle sınırlı olmadıkça, teşebbüsün diğer Devlette bulunan bir işyeri vasıtasıyla yürütüldüğü kabul olunacaktır.
6. Bu maddenin daha önceki hükümleri ile bağlı kalınmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul edilecektir:
a) Teşebbüse ait tesislerin, teşebbüse ait malların veya ticari eşyanın yalnızca depolanması, teşhiri veya teslimi amacıyla kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal veya ticari eşya stoklarının, yalnızca depolama, teşhir veya teslim amacıyla elde tutulması;
c) Teşebbüse ait mal veya ticari eşya stoklarının, yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin, yalnızca teşebbüse mal veya ticari eşya satın alma veya bilgi toplama amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin, teşebbüs için yalnızca hazırlayıcı veya yardımcı nitelik taşıyan diğer herhangi bir işin yürütülmesi amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit yerdeki bütün faaliyetlerin bir arada yürütülmesi sonucunda oluşan faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı nitelikte olması şartıyla, işe ilişkin sabit bir yerin yalnızca a) ila e) bentlerinde bahsedilen faaliyetlerin birini veya birkaçını bir arada yürütmek amacıyla elde tutulması.
7. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kişi -8 inci fıkranın uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir acente dışında- bir Akit Devlette, bir teşebbüs adına hareket eder ve esas olarak o teşebbüs adına müzakere yapma veya sözleşme akdetme yetkisine sahip olup, bu yetkisini mutaden kullanırsa, bu kişinin faaliyetleri, 6 ncı fıkrada bahsedilen ve anılan fıkra hükümlerine göre işe ilişkin sabit bir yer aracılığıyla yürütüldüğünde bu sabit yere işyeri mahiyeti kazandırmayan faaliyetlerle sınırlı olmadıkça, bu teşebbüs, bu Devlette, söz konusu kişinin teşebbüs için gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bir işyerine sahip kabul edilecektir.
8. Bir teşebbüs, bir Akit Devlette, işyerini yalnızca bir simsar, bir genel komisyon acentesi veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürüttüğü için bu Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır, şu kadar ki, bu kişilerin kendi işlerine olağan şekilde devam etmeleri şarttır.
9. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletin mukimi olan veya bu diğer Devlette ticari faaliyette bulunan (bir işyeri vasıtasıyla veya diğer bir şekilde) bir şirketi kontrol eder ya da onun tarafından kontrol edilirse, bu şirketlerden herhangi biri diğeri için bir işyeri oluşturmayacaktır.

Madde 6
GAYRİMENKUL VARLIKLARDAN ELDE EDİLEN GELİR
1. Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (tarım, ormancılık veya balıkçılıktan elde edilen gelir dahil), bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık” terimi, söz konusu varlığın bulunduğu Akit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Terim her halükarda, doğal kaynakları, gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım, ormancılık veya balıkçılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul veya arazi mülkiyetine ilişkin hakları, gayrimenkul intifa haklarını, doğal kaynakların veya kerestelik ağaçların aranması veya işletilmesine ilişkin hakları ve doğal kaynakları veya kerestelik ağaçları arama veya işletme hakkından veya işletilmesinden doğan sabit ya da değişken ödemeler üzerindeki hakları kapsayacak; gemiler, vapurlar ve uçaklar gayrimenkul varlık olarak kabul edilmeyecektir.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklarından elde edilen gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.

Madde 7
TİCARİ KAZANÇLAR
1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazancı yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, her iki Akit Devlette de bu işyerine atfedilecek kazanç, bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan, ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız bir nitelik kazansaydı ne kazanç elde edecek ise aynı miktarda bir kazanç olacaktır.
3. Bir işyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu Devlette veya başka yerde yapılan, yönetim ve genel idare giderleri de dahil olmak üzere işyerinin amaçlarına uygun olan giderlerin indirilmesine müsaade edilecektir.
4. İşyerine, bu işyeri tarafından teşebbüs adına yalnızca mal veya ticari eşya satın alınması dolayısıyla hiç bir kazanç atfedilmeyecektir.
5. Bu maddedeki hiçbir hüküm, her bir Akit Devletin, sigortacılığın herhangi bir biçiminden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin olarak herhangi bir tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerini etkilemeyecektir.
6. Kazanç, bu Anlaşmanın diğer maddelerinde ayrı olarak düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o maddelerin hükümleri bu madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.

Madde 8
DENİZ VE HAVA TAŞIMACILIĞI
1. Bir Akit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafikte gemi veya uçak işletmeciliğinden elde ettiği kazançlar, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet teşebbüsüne, gemi veya uçakla, diğer Akit Devlette yüklenen ve bu diğer Devletteki herhangi bir yerde boşaltılan yolcu, canlı hayvan, posta, mal veya ticari eşya taşımacılığı dolayısıyla ödenen veya ödenebilen tutarlar, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Bu maddenin 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri aynı zamanda, bir ortaklığa, bir ortak teşebbüse veya uluslararası işletilen bir acenteye iştirak dolayısıyla elde edilen kazançlara da uygulanacaktır.

Madde 9
BAĞIMLI TEŞEBBÜSLER
1. a) Bir Akit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında, veya
b) Aynı kişiler, doğrudan veya dolaylı olarak bir Akit Devlet teşebbüsünün ve diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında,
ve her iki halde de, iki teşebbüs arasındaki ticari ve mali ilişkilerde oluşan veya empoze edilen koşullar, bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, bu teşebbüslerden birisinde olması gereken, fakat bu koşullar dolayısıyla kendini göstermeyen kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenip buna göre vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devletin kendi teşebbüsünün kazancına dahil edip vergilendirdiği kazanç, bu diğer Akit Devlette vergilendirilen diğer Devlet teşebbüsünün kazancını içermesi ve aynı zamanda, ilk bahsedilen Devletin kavradığı bu kazancın, iki bağımsız teşebbüs arasında olması gereken koşullar göz önünde tutularak, bu ilk bahsedilen Devletçe yürütülen hesaplamalar sonucunda belirlenen kazanç olması durumunda, diğer Devlet bu belirlemenin yerinde olduğu kanaatine varırsa, söz konusu kazanç üzerinden alınan verginin miktarında gerekli düzeltmeleri yapacaktır. Bu düzeltme yapılırken, bu Anlaşmanın diğer hükümleri göz önünde tutulacak ve gerektiğinde Akit Devletlerin yetkili makamları birbirlerine danışacaklardır.

Madde 10
TEMETTÜLER
1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber söz konusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukim olduğu Akit Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, temettünün gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi aşağıdaki oranları aşmayacaktır:
a) gerçek lehdar, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25 ini elinde tutan bir şirket (ortaklık hariç) ise, söz konusu temettülerin bu diğer Devlette vergiden istisna edilmesi koşuluyla, gayrisafi temettü tutarının yüzde 5’i;
b) tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 15’i.
Bu fıkra, temettülerin ödendiği kazançlar yönünden şirketin vergilendirilmesini etkilemeyecektir.
3. Bu maddede kullanılan “temettü” terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirler ile dağıtımı yapan şirketin mukim olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer gelirleri ifade eder.
4. Bir Yeni Zelanda mukimi tarafından, Türkiye’de yer alan bir işyeri vasıtasıyla elde edilen kazanç, 7 nci maddeye göre vergilendirildikten sonra kalan kısım Türkiye’de vergilendirilebilir. Ancak, bu şekilde alınacak vergi aşağıdaki oranları aşmayacaktır:
a) söz konusu kazancı Yeni Zelanda’da vergiden istisna edilmesi koşuluyla, kalan kısmın % 5’i;
b) tüm diğer durumlarda kalan kısmın yüzde 15’i.
5. Bir Akit Devlet mukimi olan temettünün gerçek lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu temettü elde ediş olayı ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
6. 4 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletten kazanç veya gelir elde ettiğinde, bu diğer Devlet, temettülerin kendi mukimlerinden birine ödenmesi veya temettü elde ediş olayı ile bu diğer Devlette bulunan bir işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması durumları hariç olmak üzere, bu şirket tarafından ödenen temettüler üzerinden herhangi bir vergi alamayacağı gibi, ödenen temettülerin veya dağıtılmamış kazancın tamamen veya kısmen bu diğer Devlette elde edilen kazançtan veya gelirden oluşması durumunda bile, bu şirketin dağıtılmayan kazançları üzerinden bir dağıtılmayan kazanç vergisi alamaz.

Madde 11
Faiz
1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber bu faiz, elde edildiği Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, faizin gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi aşağıdaki oranları aşmayacaktır:
a) faiz bir bankaya ödenmişse, faizin gayrisafi tutarının yüzde
10 u;
b) tüm diğer durumlarda faizin gayrisafi tutarının yüzde 15 i.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın:
a) Yeni Zelanda’da doğan ve Türkiye Hükümetine veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na ödenen faizler, Yeni Zelanda vergisinden istisna edilecektir;
b) Türkiye’de doğan ve Yeni Zelanda Hükümetine veya Yeni Zelanda Rezerv Bankası’na ödenen faizler, Türk vergisinden istisna edilecektir.
4. Bu maddede kullanılan “faiz” terimi, ipotek garantisine bağlı olsun olmasın ve borçlunun kazancına katılma hakkı tanısın tanımasın her nevi alacaktan doğan gelirleri ve özellikle kamu menkul kıymetleri ile tahvil veya borç senetlerine ilişkin prim ve ikramiyeler dahil olmak üzere, bu menkul kıymet, tahvil veya borç senetlerinden elde edilen gelirler ile gelirin elde edildiği Devletin vergiye ilişkin mevzuatına göre ikrazat geliri sayılan diğer bütün gelirleri ifade eder.
5. Bir Akit Devlet mukimi olan faizin gerçek lehdarı, faizin elde edildiği diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1,2 ve 3 üncü fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
6. Faizin, ödemeyi yapan kişinin mukim olduğu Akit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz ödeyen kişi, bir Akit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Akit Devlette faiz ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve faiz bu işyeri ya da sabit yerden kaynaklandığında ya da bu işyerine veya sabit yere atfedilebilen kazancın belirlenmesinde indirim konusu yapılabildiğinde, söz konusu faizin işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
7. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ödemelerin aşan kısmı, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

Madde 12

GAYRİMADDİ HAK BEDELLERİ
1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber söz konusu gayrimaddi hak bedelleri, elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı diğer Akit Devletin bir mukimi ise, bu şekilde alınacak vergi gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10 unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, her nevi telif hakkının (her nevi edebi, sanatsal veya bilimsel çalışma, sinema filmi ile radyo ve televizyon kayıtlarına ilişkin telif hakkı dahil), her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin kullanımı, kullanım hakkı veya satışı karşılığında veya sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikimi için veya sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanımı ya da kullanım hakkı karşılığında yapılan her türlü ödemeyi ifade eder.
4. Bir Akit Devlet mukimi olan gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı, gayrimaddi hak bedelinin elde edildiği diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve söz konusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
5. Gayrimaddi hak bedellerinin, ödemeyi yapan kişinin mukim olduğu Akit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, gayrimaddi hak bedelini ödeyen kişi, bir Akit Devletin mukimi olsun veya olmasın, bir Akit Devlette gayrimaddi hak bedelini ödemeye neden olan yükümlülükle bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve gayrimaddi hak bedeli bu işyeri veya sabit yerden kaynaklandığında ya da bu işyeri veya sabit yere atfedilebilen kazancın belirlenmesinde indirim konusu yapılabildiğinde, söz konusu gayrimaddi hak bedelinin, işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Akit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddi hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ile gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri yalnızca en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ödemelerin aşan kısmı, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

Madde 13
VARLIKLARIN ELDEN ÇIKARILMASI
1. Bir Akit Devlet mukimince, diğer Akit Devlette yer alan ve 6 ncı maddede belirtilen gayrimenkul varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerine ait menkul varlıkların veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullandığı sabit bir yere ait menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, bu işyerinin (yalnız veya tüm teşebbüsle birlikte) veya sabit yerin elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Bir Akit Devlet mukimince, uluslararası trafikte işletilen gemi veya uçakların veya söz konusu gemi veya uçakların işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
4. Bir Akit Devlet mukimince, değerinin yüzde 50’sinden fazlası, doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkulü temsil eden hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
5. Bu maddenin bundan önceki fıkralarının uygulanması dışında, bu Anlaşmadaki hiçbir hüküm, bir Akit Devletin, herhangi bir varlığın elde çıkarılmasından doğan sermaye değer artışı niteliğindeki kazançların vergilendirilmesine ilişkin mevzuatının uygulanmasını etkilemeyecektir.

Madde 14
SERBEST MESLEK FAALİYETLERİ
1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir gerçek kişinin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bununla beraber, bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:
a) bu kişi, bu diğer Devlette, söz konusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceği sabit bir yere sahip ise; veya
b) bu kişi, bu diğer Devlette, söz konusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek amacıyla, 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde, bir veya birkaç seferde toplam 183 gün veya daha uzun bir süre kalırsa
söz konusu gelir aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.
Böyle bir durumda, olayına göre yalnızca söz konusu sabit yere atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içerisinde icra edilen hizmet veya faaliyetlerden elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bununla beraber, bu hizmet veya faaliyetler diğer Devlette icra edilirse ve eğer:
a) teşebbüs, söz konusu hizmet veya faaliyetleri icra etmek üzere bu diğer Devlette bir işyerine sahip olursa; veya
b) hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreler 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde toplam 183 günü aşarsa
söz konusu gelir, aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.
Böyle bir durumda, olayına göre yalnızca söz konusu işyerine veya bu diğer Devlette icra edilen hizmet veya faaliyetlere atfedilebilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir. Her iki durumda da teşebbüs, söz konusu gelir bu teşebbüsün diğer Devlette bulunan işyerine atfedilebilen bir gelirmiş gibi, bu diğer Devlette, bu Anlaşmanın 7 nci maddesi hükümlerine göre vergilendirilmeyi tercih edebilir. Bu tercih, diğer Devletin, söz konusu gelir üzerinden tevkifat suretiyle vergi alma hakkını etkilemeyecektir.
3. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, sanatsal, eğitici veya öğretici faaliyetleri, bunun yanı sıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki beceri gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır.

Madde 15
ÜCRET GELİRLERİ
1. 16, 18, 19 ve 20 nci maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet dolayısıyla elde ettiği maaş, ücret ve diğer benzeri gelirler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen söz konusu gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:
a) gelir elde eden kişi, diğer Devlette ilgili takvim yılı içinde başlayan veya biten herhangi bir oniki aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayan bir süre kalırsa, ve
b) ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya bu işveren adına yapılırsa, ve
c) ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa ya da bu yerlere atfedilebilen kazancın tespitinde indirim konusu yapılamazsa
yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir.
3. Bu maddenin önceki hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukimince uluslararası trafikte işletilen bir gemi veya uçakta ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde edilen gelir, bu Devlette vergilendirilebilir.

Madde 16
YÖNETİCİLERE YAPILAN ÖDEMELER
Bir Akit Devlet mukiminin, diğer Akit Devletin mukimi olan bir şirketin yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri gelirler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

Madde 17
SANATÇI VE SPORCULAR
1. 7, 14 ve 15 inci maddelerin hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukimi olan tiyatro, sinema, radyo veya televizyon sanatçısı gibi bir sanatçının, bir müzisyenin ya da bir sporcunun diğer Akit Devlette bu nitelikteki şahsi faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir sanatçının ya da sporcunun icra ettiği bu nitelikteki şahsi faaliyetlerden doğan gelir, sanatçının veya sporcunun kendisi adına değil de bir başkası adına tahakkuk ederse, bu gelir, 7, 14 ve 15 inci maddelerin hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Akit Devlette vergilendirilebilir.
3. Bir sanatçı veya sporcunun bir Akit Devlette icra ettiği faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelirler, bu Devlete yapılan ziyaretin tamamen veya önemli ölçüde diğer Akit Devletin, politik alt bölümünün veya mahalli idaresinin kamusal fonlarından karşılanması halinde, bu Devlette vergiden istisna edilecektir.

Madde 18
EMEKLİ MAAŞLARI
1. Bir Akit Devlet mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında ödenen emekli maaşları (kamu hizmetine ilişkin emekli maaşları dahil) ile diğer benzeri ödemeler, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Bu hüküm aynı zamanda, bir Akit Devlet mukimine ömür boyu sağlanan düzenli ödemelere de uygulanacaktır.
2. Bir Akit Devletin sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen emekli maaşları ve diğer ödemeler yalnızca bu diğer Devlette vergilendirilecektir.

Madde 19
KAMU HİZMETİ
1. a) Bir Akit Devletin Hükümetine, bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında bu Hükümet tarafından ödenen maaş, ücret ve diğer benzeri ödemeler (emekli maaşları hariç) yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
b) Bununla birlikte, hizmet diğer Akit Devlette ifa edildiğinde ve gerçek kişi o Devletin bir mukimi olduğunda, söz konusu ödemeler yalnızca bu diğer Devlette vergilendirilecektir. Ancak bu kişinin:
i) Devletin vatandaşı olması; veya
ii) yalnızca bu hizmeti ifa etmek amacıyla o Devletin mukimi durumuna geçmemiş olması
zorunludur.
2. 1 inci fıkrada bahsedilen Hükümet tarafından yürütülen ticari faaliyetlerle bağlantılı hizmetler karşılığında yapılan ödemeler 15, 16 ve 17 nci madde hükümleri uygulanacaktır.

M
adde 20
ÖĞRENCİLER
1. Bir Akit Devletin vatandaşı olan ve diğer Akit Devlette yalnızca öğrenim veya mesleki eğitim amacıyla bulunan bir öğrenci veya stajyere, geçimini, öğrenimini veya mesleki eğitimini sağlayabilmesi için diğer Devletin dışındaki kaynaklardan yapılan ödemeler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.
2. Bir Akit Devletin vatandaşı olan ve diğer Akit Devlette öğrenimi veya mesleği ile ilgili uygulama alışkanlıkları kazanmak amacıyla, iki yılı aşmayan bir süre veya süreler içinde hizmet ifa eden bir öğrenci veya stajyerin elde ettiği gelirler, bu kişilerin bu Devlette yalnızca bu amaçla bulunmaları koşuluyla, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.

Madde 21
DİĞER GELİRLER
1. Bir Akit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu Anlaşmanın daha önceki maddelerinde belirtilmeyen gelir unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
2. 6 ncı maddenin 2 nci fıkrasında tanımlanan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelir hariç olmak üzere, bir Akit Devlet mukimi olan söz konusu gelirin lehdarı, diğer Akit Devlette bulunan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette veya bu diğer Devlette yer alan sabit bir yer vasıtasıyla serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve gelirin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, bu gelire 1 inci fıkra hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
3. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin, diğer Akit Devlette doğan ve bu Anlaşmanın bundan önceki maddelerinde belirtilmeyen gelir unsurları, bu diğer Devlette de vergilendirilebilir.

Madde 22
ÇİFTE VERGİLENDİRMENİN ÖNLENMESİ
1. Türkiye mukimleri için çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir:
a) Türkiye dışındaki bir ülkede ödenen verginin Türk vergisinden mahsubunu düzenleyen Türk mevzuatı hükümleri saklı kalmak üzere (bu hükümler, buradaki genel prensipleri değiştirmeksizin zaman zaman tadil edilebilir), bir Türkiye mukiminin Yeni Zelanda’daki kaynaklardan elde ettiği gelir (kazançlar ve vergiye tabi gelirler dahil) üzerinden Yeni Zelanda mevzuatına göre ve bu Anlaşma’ya uygun olarak ödenen Yeni Zelanda vergisinin, söz konusu gelir üzerinden alınacak Türk vergisinden mahsubuna müsaade edilecektir. Bununla beraber bu mahsup, söz konusu gelire atfedilebilen, mahsuptan önce hesaplanan Türk vergisi miktarını aşmayacaktır.
b) Anlaşmanın herhangi bir hükmü uyarınca, bir Türkiye mukimi tarafından elde edilen gelir Türkiye’de vergiden istisna edilirse, Türkiye, bu mukimin geriye kalan geliri üzerinden alınacak vergi miktarını hesaplarken, istisna edilmiş olan geliri de dikkate alabilir.
2. Yeni Zelanda mukimleri için çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir:
Yeni Zelanda dışındaki bir ülkede ödenen verginin Yeni Zelanda gelir vergisinden mahsubunu düzenleyen Yeni Zelanda mevzuatı hükümleri saklı kalmak üzere (bu maddenin genel ilkesini etkilememek şartıyla), bir Yeni Zelanda mukiminin Türkiye’deki kaynaklardan elde ettiği gelir üzerinden Türk mevzuatına göre ve bu Anlaşmaya uygun olarak ödenen Türk vergisinin (temettü yönünden, içerisinden temettü ödemesi yapılan kazançlara ilişkin olarak ödenen vergi hariç) bu gelire ilişkin olarak ödenecek Yeni Zelanda vergisinden mahsubuna müsaade edilecektir.

Madde 23
AYRIM YAPILMAMASI
1. Bir Akit Devletin vatandaşları, diğer Akit Devlette, bu diğer Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda, özellikle mukimlik yönünden, karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır bir vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
2. 10 uncu maddenin 4 üncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri, diğer Devlette, üçüncü bir Devletin bu diğer Devlette benzer koşullarda aynı faaliyetleri yürüten teşebbüslerinin sahip olduğu işyerlerine bu diğer Devletin iç mevzuatı gereğince uygulanan vergilemeden daha az lehe bir vergileme ile karşı karşıya kalmayacaktır.
3. Bir Akit Devletin, diğer Akit Devletin bir veya birkaç mukimi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, üçüncü bir Devletin bir veya birkaç mukimi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen benzer koşullardaki benzeri teşebbüslerinin, ilk bahsedilen Devletin iç mevzuatı gereğince tabi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
4. Akit Devletlerden biri, diğer Akit Devletin vergileme kriterlerinin bu maddede öngörülen ilkeleri ihlal ettiği kanısına varırsa, yetkili makamlar konuyu karşılıklı anlaşma usulünü kullanarak çözmeye gayret sarf edeceklerdir.
5. Bu maddede kapsanan hiçbir husus, bir Akit Devletin vergi amaçları bakımından kendi mukimlerine uyguladığı şahsi indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini, diğer Akit Devlet mukimlerine de uygulamak zorunda olduğu yönünde anlaşılmayacaktır.
6. Bu madde hükümleri, yalnızca bu Anlaşmanın konusuna giren vergilere uygulanacaktır.

Madde 24
KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜ
1. Bir kişi, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşma hükümlerine uygun düşmeyen bir vergileme yarattığı veya yaratacağı kanaatine vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen çözüm yollarıyla bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Akit Devletin yetkili makamına veya durumu 23 üncü maddenin 1 inci fıkrasına uygunsa, vatandaşı olduğu Akit Devletin yetkili makamına arz edebilir. Söz konusu müracaat, Anlaşma hükümlerine aykırı düşen bir vergilemeyle sonuçlanan eylemin ilk bildiriminden itibaren beş yıl içerisinde yapılmalıdır.
2. Söz konusu yetkili makam, itirazı haklı bulur ancak kendisi tatminkar bir çözüme ulaşamaz ise, Anlaşmaya ters düşen vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Akit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşma yoluyla konuyu çözmeye gayret sarf edecektir. Anlaşmaya varılan her husus, Akit Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen zamanaşımı sürelerine bakılmaksızın uygulanacaktır.
3. Akit Devletlerin yetkili makamları, Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü veya tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Yetkili makamlar aynı zamanda, Anlaşmada ele alınmayan durumlardan kaynaklanan çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.
4. Akit Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle, kendilerinden veya temsilcilerinden oluşan bir komisyon kanalı da dahil olmak üzere, doğrudan heberleşebilirler.

Madde 25
BİLGİ DEĞİŞİMİ
1. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili bilgileri veya Anlaşma ile uyumsuzluk göstermediği sürece Akit Devletler, politik alt bölümleri veya mahalli idareleri adına alınan her tür ve tanımdaki vergilerle ilgili iç mevzuat hükümlerinin uygulanması ile ilgili olduğu düşünülen bilgileri değişime tabi tutacaklardır. Bilgi değişimi 1 inci ve 2 nci maddelerle sınırlı değildir.
2. Bir Akit Devlet tarafından 1 inci fıkra kapsamında alınan her türlü bilgi, o Devletin kendi iç mevzuatı çerçevesinde elde ettiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve yalnızca 1 inci fıkrada bahsedilen vergilerin tahakkuk veya tahsilleri veya cebri icra ya da kovuşturmasıyla veya bu hususlardaki itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara (adli makamlar ve idari kuruluşlar dahil) veya bunları denetlemekle görevli olan kişilere verilebilecektir. Bu kişi veya makamlar, söz konusu bilgileri yalnızca bu amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar, söz konusu bilgileri yalnızca bu amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar söz konusu bilgileri mahkeme duruşmalarında veya adli kararlar alınırken açıklayabilirler.
3. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri, hiçbir surette bir Akit Devleti:
a) kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına ve idari uygulamalarına aykırı idari önlemler alma;
b) kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatı veya normal idari işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma;
c) herhangi bir ticari, sınai, mesleki sırrı veya ticari işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme.
yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.
4. Bir Akit Devlet tarafından bu madde uyarınca bilgi talep edilmesi durumunda, diğer Akit Devlet, kendi vergi amaçları yönünden bu bilgilere ihtiyacı olmasa bile, talep edilen bilgiyi sağlamak için kendi bilgi toplama yöntemlerini kullanacaktır. Önceki cümlede yer alan yükümlülük, 3 üncü fıkradaki sınırlamalara tabi olmakla birlikte, bu sınırlamalar hiçbir surette bir Akit Devlete, sadece ulusal menfaati olmadığı gerekçesiyle bilgi sağlamayı reddetme hakkı verecek şekilde yorumlanmayacaktır.
5. 3 üncü fıkra hükümleri hiçbir surette, bir Akit Devlete, bilginin bir banka, diğer finansal kurum, temsilci veya bir acente ya da yediemin gibi hareket eden bir kişide bulunması veya bir kişinin sermaye payları ile ilgili olması nedeniyle bu bilgiyi sağlamayı reddetme hakkı verecek şekilde yorumlanmayacaktır.

Madde 26
VERGİLERİN TAHSİLATINDA YARDIMLAŞMA
1. Akit Devletler, alacaklarının tahsilatında birbirlerine yardım edeceklerdir. Bu yardım 1 inci ve 2 nci maddelerle sınırlı değildir. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu maddenin uygulama biçimini karşılıklı anlaşma yoluyla belirleyebilirler.
2. Bu maddede kullanılan “alacak” terimi, bu Anlaşmaya veya Akit Devletlerin taraf olduğu diğer herhangi bir hukuki belgeye aykırı olmadığı sürece, Akit Devletler adına alınan her tür ve tanımdaki vergiler dolayısıyla borçlanılan bir tutarı, bunun yanı sıra faiz, idari cezalar ve bu tutara ilişkin tahsilat veya koruma masraflarını ifade eder.
3. Bir Akit Devletin alacağının, bu Devletin mevzuatı uyarınca icra yoluyla istenebildiği ve borçlunun, o esnada bu Devletin mevzuatı uyarınca alacağın tahsilatını engelleyemediği durumda, söz konusu alacak, bu Devletin yetkili makamının talebi üzerine diğer Akit Devletin yetkili makamınca tahsil edilmek amacıyla kabul edilecektir. Bu alacak, diğer Devlet tarafından, kendi alacağıymış gibi, kendi vergilerinin icrası ve tahsilatına uyguladığı mevzuat hükümlerine göre tahsil edilecektir.
4. Bir Akit Devlet alacağının, bu Devletin kendi mevzuatı uyarınca tahsilatını sağlamak için koruma tedbirleri alabileceği bir alacak olması durumunda, söz konusu alacak, bu Devletin yetkili makamının talebi üzerine, koruma önlemleri almak amacıyla diğer Akit Devletin yetkili makamınca kabul edilecektir. Bu diğer Devlet, bu tür tedbirlerin uygulandığı sırada, alacağın ilk bahsedilen Devlette icra yoluyla alınamayacak veya borçlunun tahsilatı önleme hakkının bulunduğu durumlarda bile, kendi mevzuatı hükümleri uyarınca, bu alacak kendi alacağıymış gibi koruma tedbirleri alacaktır.
5. 3 üncü ve 4 üncü fıkra hükümlerine bakılmaksızın, 3 üncü veya 4 üncü fıkranın amaçları yönünden bir Akit Devlet tarafından kabul edilen bir alacak, bu Devlette zamanaşımına tabi olmayacak veya niteliği gereği, bu Devletin mevzuatı uyarınca bir alacağa tanınan herhangi bir öncelik, bu alacağa tanınmayacaktır. Bunun yanı sıra, 3 üncü veya 4 üncü fıkranın amaçları bakımından, bir Akit Devlet tarafından kabul edilen bir alacak, bu Devlette, diğer Akit Devletin mevzuatı uyarınca bu alacağa tanınan herhangi bir önceliğe sahip olmayacaktır.
6. 5 inci fıkradaki hiç bir hüküm, bir Akit Devleti, bu maddenin o Devlette yürürlüğe girmesinden önce 6 yıldan fazla bir süre içerisinde itiraz edilemeyen duruma gelmiş olan ödenmemiş bir vergi miktarı için veya yardım talebinin ilk kez, ödenmemiş verginin itiraz edilemeyen duruma geldiği tarihten sonra 15 yıldan fazla bir süre içerisinde yapılması durumunda, yardım sağlamaya zorunlu kılamaz.
7. Bir Akit Devletin, 3 üncü veya 4 üncü fıkra uyarınca bir talepte bulunmasından sonra ve diğer Akit Devletin alacağı tahsil ederek ilk bahsedilen Devlete göndermesinden önceki herhangi bir zamanda, ilgili alacağın,
a) 3 üncü fıkraya göre talepte bulunulması durumunda, ilk bahsedilen Devletin alacağının, bu Devletin mevzuatı uyarınca icra yoluyla istenebilen ve borçlusunun o esnada bu Devletin mevzuatı uyarınca tahsilatını engelleyemediği, veya
b) 4 üncü fıkraya göre talepte bulunulması durumunda, ilk bahsedilen Devletin alacağının, alacağın tahsilatını sağlamak amacıyla kendi mevzuatı uyarınca koruma tedbirleri alabileceği
bir alacak olmaktan çıkması durumunda, ilk bahsedilen Devletin yetkili makamı, diğer Devletin yetkili makamını derhal durumdan haberdar edecek ve ilk bahsedilen Devlet, diğer Devletin tercihi doğrultusunda talebini ya askıya alacak ya da geri çekecektir.
8. Bu madde hükümleri hiçbir şekilde bir Akit Devleti:
a) kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına ve idari uygulamalarına aykırı idari önlemler alma;
b) kamu düzenine aykırı önlemleri alma;
c) diğer Akit Devletin, olayına göre, kendi mevzuatı ve idari uygulamaları gereğince tahsilat ve korumaya ilişkin gerekli önlemlerin hiç birini almaması durumunda, yardım sağlama;
d) bu Devletin idari külfetinin, diğer Akit Devletin elde edeceği faydadan açık bir şekilde fazla olduğu durumlarda, yardım sağlama
yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.

Madde 27
DİPLOMATİK TEMSİLCİLER VE KONSOLOSLUK MEMURLARI
Bu Anlaşma hükümleri, diplomatik temsilciler veya konsolosluk memurlarının uluslararası hukukun genel kuralları veya özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları mali ayrıcalıkları etkilemeyecektir.

Madde 28
YÜRÜRLÜĞE GİRME
1. Her bir Akit Devlet, bu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için kendi iç mevzuatında öngörülen işlemlerin tamamlandığını diplomatik yollardan diğerine bildirecektir. Bu Anlaşma, bu bildirimlerden sonuncusunun yapıldığı tarihte yürürlüğe girecektir.
2. Bu anlaşma;
a) Türkiye’de, Anlaşmanın yürürlüğe girmesini izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan her vergilendirme dönemine ilişkin vergiler için;
b) Yeni Zelanda’da
i) mukim olmayanların elde ettiği gelir, kazanç veya irat üzerinden kaynakta tevkif edilen vergilere ilişkin olarak, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra ödenen veya borçlanılan miktarlar için;
ii) diğer Yeni Zelanda vergisine ilişkin olarak, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen 1 Nisan tarihinde veya daha sonra başlayan herhangi bir gelir yılı için
hüküm ifade edecektir.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, 26 ncı madde, diplomatik yollar vasıtasıyla yapılacak son nota teatisinde mutabık kalınan tarihten itibaren hüküm ifade edecektir.

Madde 29
YÜRÜRLÜKTEN KALKMA
Bu Anlaşma, bir Akit Devlet tarafından feshedilinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Akit Devletlerden her biri, Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıllık bir sürenin bitiminden sonra başlayan herhangi bir takvim yılının 30 Haziran tarihinde veya öncesinde, diplomatik yollardan fesih ihbarnamesi vermek suretiyle Anlaşmayı feshedebilir. Bu durumda Anlaşma:
a) Türkiye’de, fesih ihbarnamesinin verilmesini izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan herhangi bir vergilendirme dönemine ilişkin vergiler için;
b) Yeni Zelanda’da
i) mukim olmayanların elde ettiği gelir, kazanç veya irat üzerinden kaynakta tevkif edilen vergilere ilişkin olarak, fesih ihbarnamesinin verilmesini izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra ödenen veya mahsup edilen miktarlar için;
ii) diğer Yeni Zelanda vergisine ilişkin olarak, fesih ihbarnamesinin verilmesini izleyen takvim yılının 1 Nisan tarihinde veya daha sonra başlayan herhangi bir gelir yılı için
hüküm ifade etmeyecektir.

BU HUSUSLARI TEYİDEN,
 aşağıda imzaları bulunan tam yetkili temsilciler, bu Anlaşma’yı imzaladılar.
Türk ve İngiliz dillerinde, ikişer nüsha halinde, her iki metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, 22 Nisan 2010 tarihinde, Ankara’da düzenlenmiştir.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ADINA          YENİ ZELANDA 
HÜKÜMETİ ADINA
Recep Tayyip ERDOĞAN                                              John KEY
Başbakan                                                                        Başbakan

PROTOKOL
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasının imzalanması sırasında, imzalayan taraflar, aşağıdaki hükümlerin Anlaşmanın ayrılmaz bir parçasını oluşturduğu hususunda anlaşmaya varmışlardır.

1. Anlaşmanın 2 nci maddesi ile ilgili olarak
Anlaşmada kapsanan vergiler, kesin olarak, her iki Akit Devletin iç mevzuatları uyarınca uygulanan bir ceza veya faize ilişkin
herhangi bir tutarı kapsamayacaktır.

2. Anlaşmanın 5 inci maddesi ile ilgili olarak
5 inci maddenin 3, 4 ve 5 inci fıkralarındaki faaliyetlerin süresini belirlemek amacıyla, iki veya daha fazla bağımlı teşebbüs tarafından eşzamanlı olarak yürütülen faaliyetlerin süresi yalnızca tek bir süre sayılmak şartıyla, bir Akit Devlette, diğer bir teşebbüse bağımlı olan bir teşebbüs tarafından yürütülen faaliyetlerin süresi ile bu teşebbüsün bağımlı olduğu teşebbüs tarafından yürütülen faaliyetlerin süresinin, o Devlette son bahsedilen teşebbüsün yürüttüğü faaliyetler ile ilk bahsedilen faaliyetler birbiri ile ilişkili ise, birleştirileceği hususunda anlaşmaya varılmıştır. Bir teşebbüs, doğrudan ya da dolaylı olarak diğer teşebbüs tarafından, ya da her ikisi doğrudan ya da dolaylı olarak üçüncü bir kişi veya kişiler tarafından kontrol ediliyorsa, bu teşebbüsün diğer teşebbüsle bağımlı olduğu kabul edilecektir.

3. Anlaşmanın 5 inci maddesinin 7 nci fıkrası ile ilgili olarak
5 inci maddenin 1 ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kişi -5 inci maddenin 8 inci fıkrasının uygulanacağı bağımsız nitelikteki bir acente dışında- bir teşebbüs adına hareket eder ve,
a) esas olarak teşebbüs adına müzakere yapma veya sözleşme akdetme yetkisine sahip olmamakla birlikte, bir Akit Devlette, teşebbüs adına düzenli olarak sevk ettiği mallardan veya ticari eşyadan mutaden mal veya ticari eşya stoku bulundurursa; veya
b) bir Akit Devlette, teşebbüse ait mal veya ticari eşyayı teşebbüs için imal eder ya da işlerse
bu kişinin faaliyetleri, 5 inci maddenin 6 ncı fıkrasında bahsedilen ve işe ilişkin sabit bir yerden yapılması durumunda o fıkra hükümleri uyarınca bu yeri işyeri haline getirmeyen nitelikteki faaliyetlerle sınırlı olmadıkça, bu teşebbüsün, o Devlette, söz konusu kişinin teşebbüs adına gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bir işyerine sahip kabul edileceği hususunda anlaşmaya varılmıştır.

4. Anlaşmanın 6 ncı maddesinin 2 nci fıkrası ile ilgili olarak
Bu fıkrada bahsedilen herhangi bir hakkın, bu hakka ilişkin varlığın bulunduğu yerde veya arama ya da işletmenin yapıldığı yerde bulunduğu anlaşılmaktadır.

5. Anlaşmanın 7 nci maddesinin 3 üncü fıkrası ile ilgili olarak
Ana merkezin veya yurt dışında yerleşik diğer işyerlerinin gider ve zararlarına katkı nedeniyle gider indirimine müsaade edilmeyeceği gibi, işyeri tarafından teşebbüsün ana merkezine veya diğer ofislerine yapılan gayrimaddi hak bedeli, faiz, komisyon veya diğer benzeri ödemelerin gider olarak indirilmesine müsaade edilmeyeceği anlaşılmaktadır.

6. Anlaşmanın 7 nci maddesi ile ilgili olarak
a) Bir Akit Devlet mukimi, vergi amaçları bakımından şirket olarak muamele görenler dışında bir vakfın (trust’ın) mütevellisi tarafından diğer Akit Devlette faaliyette bulunan bir teşebbüsün kazancına ait bir hisseye sahip olduğunda (bir vakfın (trust’ın) doğrudan veya bir ya da daha fazla aracı vakfın lehtarı olarak); ve
b) bu teşebbüsle ilgili olarak, söz konusu mukimin, teşebbüsün işlerini herhangi bir vakıf (trust) ya da vakıfların (trust’ların) aracılığıyla yürütmek yerine kendi adına yürütmesi halinde bu diğer Devlette bir işyerine sahip olduğu
ve teşebbüsün mütevelli tarafından yürütülen işlerinin, diğer Devlette, bu mukim tarafından diğer Devlette bulunan bir işyeri vasıtasıyla yürütüldüğü kabul edilerek, söz konusu mukimin kazançtaki hissesinin, söz konusu işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebileceği hususunda anlaşmaya varılmıştır.

7. Anlaşmanın 10 ve 11 inci maddeleri ile ilgili olarak
Anlaşmanın 10 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan “temettü” teriminin;
a) Türkiye yönünden, yatırım fonu ve yatırım ortaklığından elde edilen gelirleri;
b) Yeni Zelanda yönünden, 2007 Gelir Vergisi Kanunu’nun FA 2 Bölümünde veya her iki Akit Devletin yetkili makamlarının üzerinde uzlaştığı benzer düzenlemelerde tanımlanan borç senetleri ile borç senetleri yerine geçen senetlere ilişkin gelirleri
kapsayacağı hususunda anlaşmaya varılmıştır.
Ayrıca, yukarıdaki (b) fıkrasında bahsedilen gelirin, Anlaşmanın 11 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yer alan “faiz” teriminin kapsamına girmediği hususunda da anlaşmaya varılmıştır.

8. Anlaşmanın 10, 11 ve 12 nci maddeleri ile ilgili olarak
Temettü, faiz veya gayrimaddi hak bedelleri dolayısıyla bir Akit Devlette vergiye tabi olan bir mütevellinin (yediemin), söz konusu temettü, faiz veya gayrimaddi hak bedellerinin gerçek lehdarı olarak kabul edileceği hususunda anlaşmaya varılmıştır.

9. Anlaşmanın 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası ile ilgili olarak
a) Bir sözleşme kapsamında yapılan bir ödemenin asıl amacı, 3 üncü fıkradaki anlamıyla bir bedel karşılığı ise, bu sözleşmeye bağlı ve çoğunlukla önemsiz nitelikteki yardım amaçlı ödemelerin “gayrimaddi hak bedeli” olarak kabul edileceği;
b) Anlaşmanın 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında tanımlanan “gayrimaddi hak bedelleri” teriminin, bu fıkrada belirtilen herhangi bir varlık veya hakkın kullanımından ya da tedarikinden kısmen veya tamamen vazgeçilmesi nedeniyle yapılan ödemeleri de kapsayacağı
anlaşılmaktadır.

10. Anlaşmanın 12 ve 13 üncü maddeleri ile ilg
ili olarak
12 nci maddenin 3 üncü fıkrasında belirtilen bir varlığın satışı karşılığında yapılan ödemelere, bu ödemeler söz konusu varlıkla ilgili olarak gerçek bir elden çıkarma karşılığında yapılmadığı sürece 12 nci madde hükümlerinin uygulanacağı hususunda anlaşmaya varılmıştır. Ödeme gerçek bir elden çıkarma karşılığında yapıldığında 13 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.

11. Anlaşmanın 23 üncü maddesi ile ilgili olarak
Yeni Zelanda, bu Anlaşmanın imza tarihinden sonra, Gelir ve Servete ilişkin OECD Model Vergi Anlaşması paralelinde “Ayrım Yapılmaması” maddesini içeren bir vergi anlaşmasına taraf olursa, bu Anlaşmanın 23 üncü maddesinin revizyonu için görüşmelere başlanılacağı hususunda anlaşmaya varılmıştır.

12. Anlaşmanın 24 üncü maddesinin 2 nci fıkrası ile ilgili olarak
24 üncü maddenin 2 nci fıkrasına ilişkin olarak, Türkiye yönünden mükellefin, karşılıklı anlaşmadan kaynaklanan iadeyi, vergi idaresinin karşılıklı anlaşma sonucunu kendisine bildirmesinden sonraki 1 yıllık süre içerisinde talep etmek zorunda olduğu anlaşılmaktadır.
BU HUSUSLARI TEYİDEN, aşağıda imzaları bulunan tam yetkili temsilciler, bu Protokol’ü imzaladılar.
Türk ve İngiliz dillerinde, ikişer nüsha halinde, her iki metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, 22 Nisan 2010 tarihinde, Ankara’da düzenlenmiştir.

Yazar Hakkında

Smmm Denetçi Bilirkişi

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

preloader