Header ad

Çvö Romanya

Anlaşmanın İmza Tarihi : 01/07/1986
Resmi Gazete Tarihi : 21/08/1988
Resmi Gazete No : 19906
Yürürlük Tarihi : 15/09/1988
Uygulama Tarihi : 01/01/1989

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA
SOSYALİST CUMHURİYETİ
ARASINDA GELİR VE SERVET ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDE
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME
ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE
ROMANYA SOSYALİST CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

Gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleyen bir Anlaşma yapma ve iki Devlet arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirme ve kuvvetlendirme isteğiyle

AŞAĞIDAKİ ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR:

Madde 1
Kişilere İlişkin Kapsam
            Bu Anlaşma, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.

Madde 2
Kavranan Vergiler
              1. Bu Anlaşma, hangisinde alındığına bakılmaksızın, her bir Akit Devlette veya idari birimlerde ya da mahalli idarelerde gelir ve servet üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
2. Menkul ve gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile ücretin toplam tutarı üzerinden müteşebbüsce ödenen vergiler ve bunun yanısıra sermaye değer artışlarına uygulanan vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir, toplam servet veya gelirin ya da servetin unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelirden ve servetten alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Anlaşmanın uygulanacağı ve şu anda geçerli olan vergiler özellikle:
a) Türkiye Cumhuriyeti’nde:
i) Gelir Vergisi;
ii) Kurumlar Vergisi;
iii) Savunma Sanayii Destekleme Fonu:
(Bundan böyle “Türk Vergisi” olarak bahsedilecektir);
b) Romanya Sosyalist Cumhuriyeti’nde:
i) Gerçek kişilerin ve kurumların elde ettikleri gelirler üzerinden alınan vergi;
ii) Romen ekonomik kuruluşları ile yabancı ortakların katılımıyla oluşan ortak şirketlerin kazançları üzerinden alınan vergi;
iii)Tarımsal faaliyetlerden elde edilen gelir üzerinden alınan vergi;
(Bundan böyle “Romen Vergisi” olarak bahsedilecektir).
4. Anlaşma, aynı zamanda mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacaktır. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşmanın kapsamına giren vergilerle ilgili önemli mevzuat değişikliklerini birbirlerine bildireceklerdir.

Madde 3
Genel Tanımlar
              1. Bu Anlaşmanın amaçları yönünden, metin aksini öngörmedikçe:
a) (i) “Türkiye” terimi, Türkiye Cumhuriyeti anlamına gelir ve coğrafi anlamda kullanıldığında, Türkiye Kanunlarının hükümran olduğu, Türkiye’nin egemenlik alanını ve bunun yanısıra, Türkiye’nin üzerinde uluslararası hukuk uyarınca doğal kaynak arama ve işletme hakkına sahip olduğu kıta sahanlığını ifade eder;
(ii) “Romanya” terimi Romanya Sosyalist Cumhuriyeti anlamına gelir ve bu terim coğrafi anlamda kullanıldığında Romanya’nın egemenlik alanını, kıta sahanlığını ve Romanya’nın kara suları dışında kalmakla beraber, iç mevzuat ve uluslararası hukuk gereğince Romanya’nın deniz sularında deniz yatağında ve bunun toprak altında bulunan doğal, biyolojik ve maden kaynaklarını arama ve işletme yönünden haklarını icra edebileceği sahayı ifade eder;
b) “Bir Akit Devlet” ve “diğer Akit Devlet” terimleri, metnin gereğine göre, Türkiye veya Romanya anlamına gelir;
c) “Vergi” terimi, metinde kullanıldığı yere göre, Türk Vergisi veya Romen Vergisi anlamına gelir ve bu Anlaşmanın 2 nci maddesinde kavranan her türlü vergiyi kapsamına alır;
d) “Kişi” terimi, gerçek kişileri, şirketleri ve kişilerin oluşturduğu diğer kuruluşları kapsamına alır;
e) “Şirket” terimi, herhangi bir kurum veya vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına gelir ve aynı zamanda Akit Devletlerin kanunlarına göre kurulan ortak şirketleri kapsar;
f) “Kanuni merkez” terimi, Türk Ticaret Kanununa veya Romen Kanunlarına göre tescil edilen hukuki ana merkez anlamına gelir;
g) “Vatandaşlar” terimi:
i)Türkiye yönünden, Türk Vatandaşlığını “Türk Vatandaşlık Kanunu” gereğince elde eden bütün gerçek kişileri ve Türkiye’de yürürlükte olan mevzuat gereğince statü kazanan bütün hükmi şahisları, ortaklıkları ve dernekleri;
ii) Romanya yönünden, Romen vatandaşlığına sahip bütün gerçek kişileri ve Romanya’da yürürlükte olan mevzuata göre statü kazanan bütün hükmi şahisları, ortaklıkları ve dernekleri ifade eder.
h) “Bir Akit Devletin teşebbüsü” ve “diğer Akit Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Akit Devletin mukimi tarafından işletilen teşebbüs ve diğer Akit Devlet mukimi tarafından işletilen teşebbüs anlamına gelir;
i) “Yetkili makam” terimi,
i) Türkiye’de Maliye ve Gümrük Bakanı veya onun yetkili temsilcisini;
ii) Romanya’da Maliye Bakanı veya onun yetkili temsilcisi anlamına gelir;
j) “Gerçek lehdar” terimi, bir Akit Devletin veya diğer Akit Devletin mukimi Anlamına gelir. Terim üçüncü bir devletin mukimini kavramaz ve böyle bir mukim bu Anlaşma hükümlerinden yararlanamaz.
2. Bir Akit Devletin bu Anlaşmayı uygulaması bakımından, metin aksini öngörmedikçe, Anlaşmada tanımlanmamış her terim, bu Anlaşmaya konu teşkil eden vergilerin yer aldığı Devletin mevzuatında öngörülen anlamı taşır.

Madde 4
Mali İkametgah
              1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Akit Devletin mukimi” terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzeri mahiyette diğer herhangi bir kıstas dolayısıyla vergiye tabi olan bütün kişileri belirtir.
2. Bir gerçek kişi, 1 inci fıkra hükmüne göre her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:
a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa bu kişi kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu (hayati menfaatlerinin merkezi) Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Akit Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu anlaşmayla çözeceklerdir.
3. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir şirket her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu 25 inci Maddeye göre karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.

Madde 5
İşyeri

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır:
a) Yönetim yeri;
b) Şube;
c) Büro;
d) Fabrika;
e) Atelye;
f) Maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal zenginliklerin elde edilmesine yarayan diğer yerler;
g) i) Altı ayı aşan bir süre devam eden inşaat şantiyesi, yapım, montaj veya kurma projesi,
ii) Bir teşebbüs tarafından, bu amaçla işe alınan hizmetli veya diğer personel kullanılarak ifa edilen ve herhangi bir 12 aylık dönemde ülke içinde (aynı veya bağlı proje için) altı aylık süre veya süreleri geçen, danışma hizmetleri de dahil hizmetler.
Akit Devletler kendi iç mevzuatlarına göre, gayrisafi hasılattan tevkifat suretiyle vergi almakta veya vergilendirmeyi net gelir üzerinden yürütmekte serbesttirler.
3. Bu Maddenin daha önceki hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul edilecektir:
a) Teşebbüs imkanlarının yalnızca malların veya ticari eşyanın depolanması, teşhiri ve teslimi amacıyla kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal ve ticari eşya stoklarının yalnızca depolama, teşhir veya teslim amacıyla kullanılması;
c) Teşebbüse ait mal ve ticari eşya stoklarının yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca teşebbüse mal veya ticari eşya satın alma veya bilgi toplama amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca teşebbüs için bilgi toplama, bilimsel araştırma yapma veya benzeri hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan herhangi bir faaliyeti yürütmek amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit bir yerin, yalnızca (a) ile (e) bentleri arasında bahsedilen faaliyetlerin bir veya birkaçını bir arada icra etmek için elde tutulması; bu faaliyetlerin bir arada icra edilmesi sonucunda kendini gösteren toplu faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı karakterde olması şarttır.
4. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kişi -6 ıncı fıkra hükmünün uygulanacağı bağımsız nitelikteki acenta dışında- bir Akit Devlette diğer Akit Devletin teşebbüsü namına hareket ederse, aşağıdaki şartlarla bu teşebbüs, ilk bahsedilen Devlette bu kişinin gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bir işyerine sahip kabul edilecektir:
a) Eğer bu kişi, işe ilişkin sabit bir yerden yürütülebilecek 3 üncü fıkrada belirtilen türden faaliyetlerle sınırlı olmamak üzere, o Devlette teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olur ve bu yetkisini mutaden kullanırsa işyerinin varlığı kabul edilecektir. Ancak anılan fıkra hükmü çerçevesinde işe ilişkin sabit bir yerden yürütülen faaliyetler, bu yeri bir işyeri haline getirmeyecektir veya
b) Eğer bu kişi, böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, teşebbüs adına sürekli olarak sevk ettiği mallardan veya ticari eşyadan ilk bahsedilen Devlette mutaden mal veya ticari eşya stoku bulundurursa, işyerinin varlığı kabul edilecektir. Bununla beraber eğer bu kişi, teşebbüs adına arada sırada sevk ettiği mallardan veya ticari eşyadan ilk bahsedilen Devlette arızi olarak mal veya ticari eşya stoku bulundurursa, sözkonusu teşebbüsün bu faaliyetler dolayısıyla bir işyerine sahip olduğu kabul edilmeyecektir.
5. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, “İşyeri” teriminin teşebbüse ait mal veya ticari eşyanın geçici bir fuar veya sergide teşhir edilmesi ve yalnızca bu sergi veya fuarda satılması halinde, sözkonusu satış işlemini kapsamadığı kabul edilecektir.
6. Bir teşebbüs yalnızca, bir Akit Devlette işlerini bir simsar, bir genel komisyon acentası veya bağımsız olarak çalışan diğer herhangi bir acenta vasıtasıyla yürüttüğü için o Devlette bir işyerine sahip olunmayacaktır. Ancak, bu tür kişilerin kendi işlerini, aksatmaksızın olağan şekilde devam ettirmeleri şarttır.
7. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletin mukimi olan veya diğer Akit Devlette ticari faaliyette bulunan bir şirketi kontrol eder ya da onun tarafından kontrol edilirse (bir işyeri vasıtasıyle veya diğer bir şekilde), bu şirket diğeri için işyeri oluşturmayacaktır.

Madde 6
Gayrimenkul Varlıklardan Elde Edilen Gelir
              1. Gayrimenkul varlık gelirleri (tarım ve ormancılıktan elde edilen gelir dahil), bu varlıkların bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık” terimi, bahsekonu varlığın yer aldığı Akit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Terim her halükarda gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım ve ormancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları, gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, kaynakların ve diğer doğal kaynakların işletme hakkından veya işletilmesinden doğan sabit ya da değişken ödemeler üstündeki hakları kapsayacaktır; gemiler, vapurlar ve uçaklar gayrimenkul varlık sayılmayacaktır.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.

Madde 7
Ticari Kazançlar
              1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, sözkonusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette, bu işyerine doğrudan doğruya veya dolaylı olarak atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir. İşyerinin taraf olduğu işlemlerden doğan kazançlarda, bu işyerinin gerçekleştirdiği işlem kısmına ait olan kazanç, sözkonusu işyerine atfedilecektir. Mal veya hizmet alım-satımı ile ilgili akitlerin işyerince değil, fakat teşebbüsün ana merkezince yapılması veya siparişlerin sözkonusu merkeze yöneltilmesi halinde de, bu şekilde doğan kazanç işyerine atfedilecektir.
2. Bu maddenin 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, bu işyerine her iki Akit Devlette de, eğer bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan tamamen ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız nitelik kazansaydı, ne kazanç elde edecek idiyse böyle bir kazanç atfedilecektir.
3. İşyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu Devlette veya başka herhangi bir yerde yapılan veyönetim ve genel idare giderlerini de kapsamına alan, işyerinin amaçlarına uygun düşen giderlerin indirilmesine müsaade edilecektir. Bununla beraber, gerçekten yapılan giderlerin geri ödenmesi hali hariç, teşebbüs kendisinin veya yurt dışında bulunan diğer işyerlerinin zarar veya masraflarına katılmak üzere yapılan giderlerin indirilmesine müsaade edilmeyecektir.
4. İşyeri tarafından teşebbüs adına yalnızca mal ve ticari eşya alınması dolayısıyla doğan hiç bir kazanç, bu işyerine atfedilmeyecektir.
5. Kazanç, bu Anlaşmanın başka Maddelerinde düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o Maddelerin hükümleri bu Madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.
6. Bir Akit Devlet şirketinin diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla yürüttüğü ticari faaliyetten dolayı elde ettiği kazanç, bu Maddeye göre vergilendirildikten sonra, kalan miktar üzerinden, bu işyerinin bulunduğu Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre vergilendirebilir; fakat bu surette alınan vergi yüzde 15’i aşamaz.
7. Bu Maddenin bundan önceki hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir simsara, bir genel komisyon acentasına veya bu ödemelerin yapıldığı Akit Devletin vergi mevzuatına göre simsar veya acenta muamelesi gören diğer kişilere yapılan ödemeler, bu Devlette vergilendirilebilir. Ancak, bu şekilde alınacak vergi komisyonun gayri safi tutarının yüzde 6’sını geçmeyecektir. Bununla beraber, diğer Akit Devlet mukimi olan komisyonun gerçek lehdarı, ilk bahsedilen Devlette bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve komisyon ödenmesine yol açan faaliyet ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, bu fıkranın bundan önceki hükümleri uygulanmayacaktır. Bu durumda, bu Maddenin diğer hükümleri uygulanacaktır.

Madde 8
Taşımacılık Teşebbüsleri
              1. Bir Akit Devlet teşebbüsünün uluslararası trafikte gemi, uçak veya kara nakil vasıtası işletmesi dolayısıyla elde ettiği kazançlar, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2.”Uluslararası trafik” terimi, bir Türk veya Romen teşebbüsü tarafından gemi, uçak veya kara nakil vasıtası işletilerek yapılan taşımacılığı ifade eder. Şu kadar ki, yalnızca Türkiye’nin veya Romanya’nın sınırları, içinde gerçekleştirilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtası işletmeciliği bu kapsama dahil değildir.
3. Bu maddenin 1 inci fıkra hükümleri, aynı zamanda bir ortaklığa, bir bağlı işletmeye veya uluslararası işletilen bir acentaya iştirak dolayısıyla elde edilen kazançlara da uygulanacaktır.

Madde 9
Bağımlı Teşebbüsler 

1. a) Bir Akit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında veya
b) Aynı kişiler, doğrudan veya dolaylı olarak bir Akit Devlet teşebbüsünün ve diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında ve her iki halde de, iki teşebbüsün ticari ve mali ilişkilerinde de oluşan veya empoze edilen koşullar, bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, olması gereken; fakat bu koşullar dolayısıyla kendini göstermeyen kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenip vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devletin kendi teşebbüslerinden birinde kavradığı ve vergilediği kazanç, diğer Akit Devlette vergilendirilen bu diğer Devlet teşebbüslerinden birinin de kazancını içerebilir. Aynı zamanda, bu ilk bahsedilen Devletin kavradığı kazanç, bildirilen kazanç olmayıp, bağımsız teşebbüsler arasında oluşacak ilişkiler gözönünde tutularak, sonradan bu ilk bahsedilen Devletçe yürütülen hesaplamalar sonucunda belirlenen kazanç olabilir. Böyle bir durum kendini gösterdiğinde, eğer diğer Devlet bu düzenlemenin hukuki olduğu kanaatine varırsa, sözkonusu kazanç üzerinden alınan verginin miktarında gerekli düzeltmeleri yapmak durumundadır. Bu düzeltme yapılırken, bu Anlaşmanın diğer hükümleri gözönünde tutulacak ve gerektiğinde Akit Devletlerin yetkili makamları birbirine danışacaktır.

Madde 10
Temettüler 

1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devlet mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, sözkonusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukimi olduğu Devletçe de kendi mevzuatına göre vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunulan kişi, temettünün gerçek lehdarı ise bu şekilde alınacak vergi, gayrisafi temettü tutarının yüzde 15’ini aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “temettü” terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanısıra dağıtımı yapan şirketin mukimi olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer şirket haklarından elde edilen gelirleri kapsar. Yatırım fonu ve yatırım ortaklarından sağlanan gelirler de bu bu terimin kapsamına girer. Bu kapsamda, Romen ortak şirketleri tarafından sermayedarlara dağıtılan karlar temettü sayılır.
4. 7 nci Maddenin 6 ncı fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devlette kazanç veya gelir elde ettiğinde, bu diğer Devlet, bu şirket tarafından ödenen temettüler üzerinden herhangi bir vergi alamaz. Bunun istisnasını, sözkonusu temettülerin bu diğer Devletin mukimlerinden birine ödenmesi veya temettü elde ediş olayı ile bu diğer Devlette bulunan bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması oluşturur. Aynı şekilde bu diğer Devlet, bir şirketin dağıtılmayan kazançları üzerinden de bir dağıtılmayan kazanç vergisi alamaz. Dağıtılan temettülerin veya dağıtılmamış kazancın tamamen veya kısmen bu diğer Devlette elde edilen kazançtan oluşması durumu değiştirmez.
5. Bir Akit Devlet mukimi olan temettü lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olarak bulunduğu diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve sözkonusu temettü elde ediş olayı ile bu işyerinin arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda 7 nci Madde hükümleri uygulanacaktır.

Madde 11
Faiz

1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devlet mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, bu faiz elde edildiği Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunulan kişi faizin gerçek lehdarı ise bu şekilde alınacak vergi gayrisafi faiz tutarının yüzde 10′ unu aşmayacaktır.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın:
(a) Romanya’da doğan ve Türkiye Hükümetine veya Türkiye Merkez Bankasına ödenen faizler Romen vergisinden muaf tutulacaktır.
(b) Türkiye’de doğan ve Romanya Hükümetine veya Romanya Sosyalist Cumhuriyeti Milli Bankası’na ödenen faizler Türk vergisinden muaf tutulacaktır.
4. Bu maddede kullanılan “faiz” terimi, ipotek garantisine bağlı olsun olmasın veya kazancı paylaşma hakkını tanısın tanımasın,devlet tahvillerinden, tahvillerden veya bonolardan ve her nevi alacak hakkından doğan geliri, geç ödeme dolayısıyla sözkonusu olan gecikme cezalarını ve gelirin elde edildiği Devletin vergi mevzuatına göre ikrazat geliri sayılan diğer bütün gelirleri kapsar.
5. Bir Devlet mukim faiz lehdarı, faizin doğduğu diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve sözkonusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda 7 nci Madde hükümleri uygulanacaktır.
6. Bir Akit Devletin kendisi, idari birimi, mahalli idaresi veya mukimi tarafından ödenen faizin, o Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz ödeyen kişi mukim olsun ya da olmasın, bir Akit Devlette faiz ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine sahip olduğunda ve faiz bu işyerinden kaynaklandığında, sözkonusu faizin işyerinin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
7. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.
8. Bir Akit Devlet mukimi, diğer Akit Devletin bir mukimine mal veya ticari eşya sattığında ve sözkonusu mal veya ticari eşyanın bedeli, bu mal veya ticari eşyanın, teslimini takip eden belirli bir süre sonra ödendiğinde, bu Maddenin amaçları yönünden, sözkonusu ödemelerin hiç bir bölümü faiz olarak kabul edilmeyecektir. Böyle durumda, 5 ve 7 nci Madde hükümleri uygulanacaktır.

Madde 12
Gayrimaddi Hak Bedelleri
              1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunulan kişi gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı ise bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10′ unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, radyo- televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere, edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı, kullanma hakkı veya satışı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın kullanma imtiyazı veya kullanma karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.
4. Bir Akit Devlet mukimi olan gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı, bu bedelin elde edildiği diğer Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve sözkonusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda, 7 nci Madde hükümleri uygulanacaktır.
5. Bir Akit Devletin kendisi, idari birimi, mahalli idaresi veya mukimi tarafından ödenen gayrimaddi hak bedelinin, o Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, gayrimaddi hak bedelini ödeyen kişi mukim olsun ya da olmasın bir Akit Devlette gayrimaddi hak bedelini ödemeye neden olan hak veya varlık ile bağlantılı bir işyerine sahip olduğunda ve bu gayrimaddi hak bedeli bu işyerinden kaynaklandığında, sözkonusu gayrimaddi hak bedelinin işyerinin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddi hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatı uyarınca vergilendirilebilecektir.

Madde 13
Sermaye Değer Artış Kazançları
              1. Bir Akit Devlet mukimince, diğer Akit Devlette yer alan ve 6 ncı Maddede tanımlanan bir gayrimenkul varlığın elden çıkarılmasından elde edilen kazanç bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerinin ticari varlığına dahil menkul varlıkların veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullandığı bir sabit yere ait menkul varlıkların elde çıkarılmasından doğan kazanç, bu işyerinin veya sabit yerin (yalnız veya tüm teşebbüsle birlikte) elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
Bununla beraber, bir Akit Devlet teşebbüsünce uluslararası trafikte işletilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarının veya sözkonusu gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarının işletilmesi ile ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
3. 1 inci ve 2 nci fıkralarda değinilenler dışında kalan varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç yalnızca, elden çıkaranın mukim olduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir.
Bununla beraber, diğer Akit Devlette doğan ve bundan bir önceki cümlede bahsedilen sermaye değer artış kazançları, alış ve satış arasındaki süre bir yılı aşmadığı takdirde, bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilecektir.

Madde 14
Serbest Meslek Faaliyetleri
              1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetler dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnız bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, eğer bu faaliyetler diğer Devlette icra edilerse ve eğer:
a) Kişi bu diğer Devlette bu faaliyetleri icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise veya
b) Kişi bu diğer Devlette, sözkonusu faaliyetleri icra etmek amacıyla bir yılda veya birkaç seferde 183 gün veya daha fazla kalırsa, sözkonusu gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
Böyle bir durumda olayına göre ya yalnızca sözkonusu sabit yere atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunan süre içinde elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin, muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini ve özel mesleki veya teknik bilgi ve maharet gerektiren diğer faaliyetleri kapsamına alır.

Madde 15
Bağımlı faaliyetler
              1. 16, 18, 19, 20 ve 21 inci Madde hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri menfaatler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette icra ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:
a) Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette bir takvim yılı içinde bir veya birkaç seferde 183 günü aşmamak üzere kalırsa ve
b) Ödeme, bu diğer Akit Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa ve
c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa, yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.
3. Bu Maddenin daha önceki hükümlerine bakılmaksızın, uluslararası trafikte işletilen bir gemi, uçak veya kara nakil vasıtasında ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde edilen gelir, teşebbüsün kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilir.

Madde 16
Müdürlere Yapılan Ödemeler
              Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlet mukimi olan bir şirketin Yönetim Kurulu üyesi olması dolayısıyla eline geçen ücret ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

Madde 17
Artist ve Sporcular
              1. Bu Anlaşmanın 14 ve 15 inci Madde hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir Akit Devlet mukimi olan ve tiyatro, sinema, radyo, televizyon artistliği yapan veya müzisyen olarak çalışan sanatçıların ve bunun yanısıra sporcuların diğer Akit Devlette icra ettikleri bu nitelikteki şahsi faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelirler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir sanatçının ya da sporcunun icra ettiği bu nitelikteki kişisel faaliyetlerden doğan gelir, kendisine değil de bir başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci Madde hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Akit Devlette vergilendirilebilir.
3. Bununla beraber, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette icra ettiği bu nitelikdeki faaliyetler, bir kültür Anlaşması veya Akit Devletler arasında yapılan herhangi bir düzenleme çerçevesinde icra ediliyor ise bu faaliyetlerden elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergiden muaf tutulacaktır.

Madde 18
Emekli Maaşları
              19 uncu Maddenin 1 inci fıkra hükmü saklı kalmak üzere, geçmiş hizmetleri dolayısıyle bir Akit Devlet mukimi bir kişiye ödenen emekli maaşları ve diğer benzeri ödemeler, sadece bu Devlette vergilendirilebilecektir.
Bu hüküm aynı zamanda bir Akit Devlet mukimine sağlanan ömür boyu gelire de uygulanacaktır.

Madde 19
Kamu Görevleri
              1. Bir Akit Devletin kendisine, idari birimine veya mahalli idaresine bir kamu görevi dolayısıyla bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında, bu Akit Devlet, idari birim veya mahalli idare tarafından veya bunlar tarafından oluşturulan fonlardan yapılan ödemeler, emekli maaşları da dahil, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. Bir Akit Devletin kendisi, idari birimi veya mahalli idaresi tarafından yürütülen ticari faaliyetlerle bağlantılı hizmetler karşılığında sağlanan ödemelere ve emekli maaşlarına 15, 16 ve 18 inci Maddelerin hükümleri uygulanacaktır.

Madde 20
Öğrenciler

1. Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette yalnızca öğrenim veya mesleki eğitim amacıyla ikamet eden bir öğrenci veya stajyerin, geçim, öğrenim veya mesleki eğitim masraflarını karşılamak için, bu diğer Devletin dışındaki kaynaklardan gelen paralar, bu diğer Devlette altı yılı aşmayan bir süre için vergilendirilmeyecektir.
2. Bir Akit Devletin vatandaşı olup diğer Akit Devlette öğrenimi veya mesleği ile ilgili staj yapmak üzere, bir takvim yılı içinde 183 günü aşmayacak şekilde hizmet ifa eden bir öğrenci veya stajyerin eline geçen ücretler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.

Madde 21
Öğretmenler
              1. Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette yalnızca öğretim ve billimsel araştırma yapmak amacıyla bulunan bir öğretmen veya öğretim üyesinin iki yılı aşmayan bir süre veya süreler için öğretim veya araştırma karşılığında, bu diğer Devletin dışındaki kaynaklardan sağladığı paralar bu diğer Devlette vergiden muaf tutulacaktır.
2. 1 inci fıkra hükümleri, kamu menfaatine yönelik olmayan; fakat özellikle özel kişi veya kişilerin menfaatine yürütülen araştırmalar dolayısıyla elde edilen araştırma gelirlerine uygulanmayacaktır.

Madde 22
Diğer Gelirler
              Bir Akit Devlette elde edilen ve bu Anlaşmanın bundan önceki Maddelerinde ele alınmayan gelir unsurları, bu Devlette vergilendirilebilebilir.

Madde 23
Servet

1. Bir Akit Devlet mukiminin 6 ncı Maddede bahsedilen gayrimenkul varlıklardan oluşan ve diğer Akit Devlette bulunan serveti, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerinin aktifine dahil menkul varlıklardan veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullanabileceği bir sabit yere ait menkul varlıklardan oluşan servet, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Uluslararası trafikde işletilen gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarından veya sözkonusu gemi, uçak veya kara nakil vasıtalarının işletilmesine tahsis edilen menkul mallardan oluşan servet, yalnızca teşebbüsün mukim olduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir.
4. Bir Akit Devlet mukiminin servetinin diğer bütün unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.

Madde 24
Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi
              Çifte vergilendirme aşağıdaki şekilde önlenecektir:
1. Romanya’da: Romanya mukimlerince bu Anlaşma hükümlerine göre Türkiye’de vergilendirilebilen bir gelir elde edildiği veya servet sahibi olunduğu takdirde, Türkiye’de ödenen vergiler, Romanya Devletine ödenecek vergilerden mahsup edilecektir.
Bununla beraber sözkonusu mahsup, Türkiye’de vergilendirilebilen gelir için, mahsupdan önce Romanya’da hesaplanan vergi miktarını aşmayacaktır.
Romanya devlet teşebbüsleri tarafından Devlet bütçesine aktarılan karlar Romanya vergisi olarak kabul edilecektir.
2. Türkiye’de: Bir Türkiye mukimi, bu Anlaşma hükümleri uyarınca Romanya’da vergilendirilebilen bir gelir elde ettiğinde, Türkiye, Türk vergi mevzuatının yabancı vergilerin mahsubuna ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere (bu hükümler Anlaşmanın genel prensiplerini etkilemiyecektir). Bu kişinin gelirine isabet eden vergiden, Romanya’da gelir üzerinden alınan verginin mahsubuna müsaade edecektir.
Bununla beraber söz konusu mahsup, Romanya’da vergilendirilebilen gelir için, mahsupdan önce Türkiye’de hesaplanan vergi miktarını aşmayacaktır.

Madde 25
Ayrım Yapılmaması
              1. Bir Akit Devletin vatandaşları diğer Akit Devlette o Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
2. 7 nci Maddenin 6 ncı fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri yürüten bir teşebbüsüne göre daha az lehe bir vergilemeyle karşı karşıya kalmayacaktır.
3. Bir Akit Devletin diğer Akit Devletin bir veya birkaç mukimi tarafından, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, benzeri teşebbüslerin tabi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
4. Bu Madde kapsamına alınan hiçbir husus:
a) Bir Akit Devletin kendi mukimlerine, şahsi veya ailevi durumları dolayısıyla uyguladığı şahsi indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini diğer Akit Devlet mukimlerine de uygulamaya mecbur olduğu;
b) Eğer bir Akit Devlet, yatırımların teşviki ile ilgili bazı vergi, matrah inidirimlerinin ve muafiyetlerin, diğer Akit Devletin kişileri için uygulanmasını sınırlarsa, bu Devletin ayrım yaptığı, yönünde yorumlanmayacaktır.

Madde 26
Bilgi Değişimi

1. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri; bunun yanısıra bu Anlaşmayla uyumsuzluk göstermediği sürece, bu Anlaşma kapsamına giren vergilerle ilgili iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri değişime tabi tutacaklardır. Bir Akit Devlet tarafından alınan her türlü bilgi, gizli tutulacak ve yalnızca bu Anlaşmada belirtilen vergilerin tahakkuk veya tahsilleriyle veya cebri icra ya da cezasıyla veya bu hususlardaki şikayet ve itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara, adli makamlar ve idari kuruluşlar dahil, verilebilecektir. Bu kişi veya makamlar sözkonusu bilgileri yalnızca yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır.
2. Bu Maddenin1 inci fıkra hükümleri, hiçbir surette Akit Devletlerden birini:
a) Kendinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına veya idari alışkanlıklarına uymayacak idari önlemler alma;
b) Kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatı veya normal idari işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma;
c) Herhangi bir ticari, sınai, mesleki sırrı veya ticari işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme,  yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.

Madde 27
İdari Yardımlaşma
              1. Akit Devletler, 2 nci Madde kapsamına giren vergilerin asıllarının, zamlarının, eklerinin, faizlerinin, giderlerinin ve ceza hukuku sınırlarına girmeyen para cezalarının tebliğ ve tahsili amacıyla karşılıklı yardımlaşmayı taahhüt ederler.
2. Bir Akit Devletin yetkili makamının talebi üzerine diğer Akit Devletin yetkili makamı, kendi Devletinde yukarıda bahsedilen vergilerin tebliğ ve tahsiline uygulanan mevzuat hükümlerini dikkate almak suretiyle birinci fıkrada belirtilen ve ilk Devlette tahsil edilebilir hale gelmiş olan kamu alacaklarının tebliğini ve tahsilini sağlayacaktır. Bu alacaklar, kendisinden talepde bulunulan Devlette hiçbir öncelik kazanmayacak ve bu Devlet, talepde bulunan Devletin mevzuatının müsaade etmediği hiçbir icrai tedbiri alma yükümlülüğü altında tutulmayacaktır.
3. 2 nci fıkrada belirtilen talepler, icrai belgelerin resmi bir örneği ile desteklenecek ve eğer gerekiyorsa ilam mahiyetindeki mahkeme kararının resmi bir örneği de eklenecektir.
4. Bir Akit Devletin yetkili makamı haklarını güvence altına almak amacıyla, henüz itiraz yolu açık bulunan kamu alacakları için de, diğer Akit Devletin yetkili makamına başvurup, bu diğer Devletin mevzuatında öngörülen koruma tedbirlerinin alınmasını isteyebilir; bu tedbirler için de 1-3 üncü fıkra hükümleri duruma göre uygulanabilir.
5. 26 ncı Maddenin 1 inci fıkra hükümleri, kendisinden talepde bulunulan Devletin yetkili makamına, bu Maddenin bundan önceki fıkralarının uygulanması dolayısıyla sunulan bütün bilgilere de aynen uygulanacaktır.
6. Bir Akit Devletin diğer Akit Devlette hizmet ifa eden vatandaşları, vergi sorunlarının halli için kendi Devletlerinin bu hususda yetkili makamının bu diğer Devlete gönderdiği memurların yardımına başvurabilir. Bu makam ve memurların yetki ve sorumlulukları, bu diğer Devletteki benzeri makam ve memurların yetki ve sorumluluklarına ilişkin hukuki düzenlemelere göre belirlenir.

Madde 28
Karşılıklı Anlaşma Usulü
              1. Bir Akit Devlet mukimi, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşma hükümlerine uygun düşmeyen sonuçlar yarattığı veya yaratacağı kanatine vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen müraacat usulleriyle bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Akit Devletin yetkili makamına arzedebilir.
2. Sözkonusu yetkili makam, itirazı haklı bulmakla beraber kendisi tatminkar bir çözüme ulaşamadığı takdirde, bu Anlaşmaya ters düşen bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Akit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret sarfedecektir.
3. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü ve tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Aynı zamanda, bu Anlaşmada çözüme kavuşturulamamış durumlardan kaynaklanan çifte vergilemenin ortadan kaldırılması için birbirlerine danışabilirler.
4. Akit Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle doğrudan doğruya haberleşebilirler. Anlaşmaya varabilmek için sözlü görüş alış-verişi gerekli görüldüğünde, bu görüşme Akit Devletlerin yetkili makamlarının temsilcilerinden oluşan bir Komisyonda yürütülebilir.

Madde 29
Diplomasi ve Konsolosluk Memurları
              Bu Anlaşma hükümleri, diplomasi ve konsolosluk memurlarının devletler hukukunun genel kuralları ve özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları mali ayrıcalıkları etkilemeyecektir.

Madde 30
Yürürlüğe Girme
              1. Bu Anlaşma onaylanacak ve onay belgeleri en kısa zamanda teati edilecektir.
2. Anlaşma, onay belgelerinin teatisinden sonra yürürlüğe girecek ve hükümleri, Türkiye ve Romanya’da Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yılı izleyen yılın Ocak ayının birinci günü başlayan veya daha sonra başlayan her vergilendirme dönemine ilişkin vergilere uygulanacaktır.

Madde 31
Yürürlükten Kalkma
              Bu Anlaşma, Akit Devletlerden biri tarafından feshedilinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden beşinci yılın 1 Ocak gününden itibaren her bir Akit Devlet, her takvim yılının bitiminden en az altı ay önce diplomatik yollardan fesih ihbarnamesi vermek suretiyle Anlaşmayı feshedebilir. Bu durumda Anlaşma, Türkiye ve Romanya’da fesih ihbarnamesinin verildiği yılı izleyen yılın Ocak ayının birinci günü başlayan veya daha sonra başlayan vergilendirme dönemine ilişkin vergiler için hüküm ifade etmeyecektir.
BU HUSUSLARI TEYİDEN, iki Devletin tam yetkili temsilcileri, bu Anlaşmayı imzaladılar.
Türkçe, Romence ve İngilizce dillerinde, her üç metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, Bükreş’de, 1 Temmuz 1986 tarihinde düzenlenmiştir. Metinler arasında farklılık olması halinde, İngilizce metin geçerli olacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Romanya Sosyalist Cumhuriyeti Hükümeti adına

Yazar Hakkında

Smmm Denetçi Bilirkişi

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

preloader