Header ad

Çvö Malezya

Anlaşmanın İmza Tarihi : 27/09/1994
Resmi Gazete Tarihi : 30/12/1996
Resmi Gazete No : 22863
Yürürlük Tarihi : 31/12/1996
Uygulama Tarihi : 01/01/1997

MALEZYA HÜKÜMETİ İLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ
ARASINDA GELİR ÜZERİNDEN ALINAN VERGİLERDE ÇİFTE
VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME VE VERGİ KAÇAKÇILIĞINA
ENGEL OLMA ANLAŞMASI MALEZYA HÜKÜMETİ VE
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

Gelir üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleyen ve vergi kaçakçılığına engel olan bir Anlaşma yapmak isteğiyle

AŞAĞIDAKİ ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR:

Madde 1
Kişilere İlişkin Kapsam
            Bu Anlaşma Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.

Madde 2
Kavranan Vergiler
            1. Bu Anlaşma ne şekilde alındığına bakılmaksızın, bir Akit Devlet adına gelir üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile ücretin veya maaşın toplam tutarı üzerinden müteşebbisçe ödenen vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir veya gelirin unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelir üzerinden alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Anlaşmanın uygulanacağı şu anda geçerli olan vergiler özellikle:
a) Malezya’da:
i) gelir vergisi; ve
ii) petrol gelir vergisi;
(Bundan böyle “Malezya vergisi” olarak bahsedilecektir).
b) Türkiye’de:
i) gelir vergisi;
ii) kurumlar vergisi;
iii) gelir vergisi ve kurumlar vergisi üzerinden alınan fon payı;
(Bundan böyle “Türk vergisi” olarak bahsedilecektir).
4. Bu Anlaşma aynı zamanda, Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilerin yerine veya onlara ilave olarak alınacak olan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen gelir üzerinden alınan vergilere de uygulanacaktır. Akit Devletlerin yetkili makamları, ilgili vergi kanunlarında yapılan önemli değişiklikleri birbirlerine bildireceklerdir.

Madde 3
Genel Tanımlar
              1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, metin aksini öngörmedikçe:
a) “Türkiye” terimi, Türkiye’nin Kanunlarının yürürlükte olduğu saha ve aynı zamanda Türkiye’nin üzerinde uluslararası hukuk uyarınca doğal kaynaklarını arama ve işletme hakkına sahip olduğu kıta sahanlığı da dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti egemenlik alanının tümünü ifade eder;
b) “Malezya” terimi, Malezya Federasyonu’nun egemenlik alanını, Malezya karasularını, karasularının deniz yatağını ve toprak altını ve uluslararası hukuk gereğince Malezya’nın canlı veya cansız doğal kaynaklarının arama veya işletilmesi amacıyla egemenlik hakkına sahip olduğu Malezya karasuları dışında kalan hertürlü sahayı ve bu sahanın deniz yatağını ve yeraltını ifade eder;
c) “Bir Akit Devlet” ve “diğer Akit Devlet” terimleri, metnin gereğine göre, Türkiye veya Malezya anlamına gelir;
d) “Vergi” terimi, bu Anlaşmanın 2 nci maddesinde kavranan vergi anlamına gelir;
e) “Kişi” terimi, bir gerçek kişiyi, bir şirketi ve vergileme yönünden kişi olarak muamele gören herhangi bir diğer kişiliği kapsar;
f) “Şirket” terimi, herhangi bir kurum veya vergileme yönünden tüzel kişilik olarak muamele gören herhangi bir kurum anlamına gelir;
g) Türkiye yönünden “Kayıtlı Merkez” terimi, Türk Ticaret Kanununa göre tescil edilen kanuni ana merkez anlamına gelir;
h) “Vatandaş” terimi:
i) Malezya yönünden, Malezya vatandaşlığına sahip herhangi bir gerçek kişiyi ve Malezya’da yürürlükte olan mevzuat gereğince statü kazanan herhangi bir hükmi şahsı, ortaklığı, derneği ve diğer bir kurumu;
ii) Türkiye yönünden, Türk Vatandaşlığına “Türk Vatandaşlık Kanunu” gereğince sahip olan herhangi bir gerçek kişiyi ve Türkiye’de yürürlükte olan mevzuat gereğince statü kazanan herhangi bir hükmi şahsı, ortaklığı ve derneği
ifade eder;
i) “Bir Akit Devletin teşebbüsü” ve “diğer Akit Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Akit Devletin mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs ve diğer Akit Devletin mukimi tarafından işletilen bir teşebbüs anlamına gelir;
j) “Yetkili makam” terimi:
i) Malezya’da Maliye Bakanını veya yetkili temsilcisini; ve
ii) Türkiye’de Maliye Bakanını veya yetkili temsilcisini
ifade eder;
k) “Uluslararası trafik” terimi, bir Akit Devletin teşebbüsü tarafından bir gemi veya uçak işletilerek yapılan taşımacılığı ifade eder, ancak, yalnızca diğer Akit Devlet sınırları içinde yapılan gemi veya uçak işletmeciliği bu kapsama dahil değildir.
2. Bir Akit Devletin bu Anlaşmayı uygulaması bakımından, Anlaşmada tanımlanmamış her terim, metinde aksi öngörülmedikçe, o Devletin bu Anlaşmayı uygulayacağı vergilere ilişkin mevzuatında öngörülen anlamı taşır.

Madde 4
Mukim

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “bir Akit Devletin mukimi” terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ev, ikametgah, kanuni ana merkez (kayıtlı merkez), yönetim merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:
a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi, kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin bulunduğu Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla gerçek kişi dışındaki bir kişi her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, bu kişi etkin yönetim merkezinin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Bununla beraber, bu kişi Devletlerden birinde etkin yönetim merkezine diğerinde kanuni ana merkeze sahip olduğunda, sözkonusu kişinin kanuni ana merkezinin, fiili etkin yönetim merkezi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunu Akit Devletlerin yetkili makamları karşılıklı anlaşmayla tesbit edeceklerdir.

Madde 5
İşyeri

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır:
a) Yönetim yeri;
b) Şube;
c) Büro;
d) Fabrika;
e) Atelye;
f) Maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı, kereste veya diğer orman ürünlerinin üretimi dahil doğal zenginliklerin elde edilmesine yarayan diğer yerler;
g) Çiftlik veya plantasyon;
h) Dokuz ayı aşan bir süre devam eden bir inşaat şantiyesi, yapım, montaj veya kurma projesi veya bunlarla ilgili gözetim faaliyetleri.
3. Bu maddenin daha önceki hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul edilecektir:
a) Teşebbüs olanaklarının yalnızca malların veya ticari eşyanın depolanması, teslimi veya teşhiri amacıyla kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal veya ticari eşya stoklarının yalnızca depolama, teslim veya teşhir amacıyla elde tutulması;
c) Teşebbüse ait mal veya ticari eşya stoklarının yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca teşebbüse mal veya ticari eşya satın alma veya bilgi toplama amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin teşebbüs için yalnızca hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan diğer herhangi bir işin yapılması amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca, (a) ile (e) bentleri arasında bahsedilen faaliyetlerin bir veya birkaçını birarada icra etmek için elde tutulması; ancak işe ilişkin sabit yerdeki bütün bu faaliyetlerin bir arada icra edilmesi sonucunda kendini gösteren toplu faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı karakterde olması şarttır.
4. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, 5 inci fıkra hükmünün uygulanacağı bağımsız nitelikteki acente dışındaki bir kişi bir teşebbüs namına hareket ederek, bir Akit Devlette bir teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olur ve bu yetkisini mutaden kullanırsa, bu teşebbüs bu Devlette sözkonusu kişinin gerçekleştirdiği işlemler dolayısıyla bir işyerine sahip kabul olunacaktır. Ancak bu kişinin işe ilişkin sabit bir yerden yürüttüğü faaliyetler, 3 üncü fıkrada belirtilenlerle sınırlandırıldığında, sözkonusu işe ilişkin sabit yer anılan fıkra hükümleri uyarınca bir işyeri oluşturmayacaktır.
5. Bir Akit Devletin bir teşebbüsü, diğer Devlette işlerini yalnızca, kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir simsar, bir genel komisyon acentesi veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürüttüğü için bu diğer Akit Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır.
Bununla beraber, sözkonusu acentenin faaliyetlerinin tamamı veya tamamına yakını bu teşebbüs adına yapılan işlerden oluşuyorsa, bu kişi, bu fıkranın kapsamında bağımsız statüdeki bir acente olarak kabul edilmeyecektir.
6. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket diğer Akit Devletin mukimi olan veya diğer Akit Devlette ticari faaliyette bulunan (bir işyeri vasıtasıyla veya diğer bir şekilde), bir şirketi kontrol eder ya da onun tarafından kontrol edilirse şirketlerden herbiri diğeri için bir işyeri oluşturmayacaktır.

Madde 6
Gayrimenkul Varlıklardan Elde Edilen Gelir

1. Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık” terimi, sözkonusu varlığın bulunduğu Akit Devletin mevzuatında belirtilen anlamı taşıyacaktır. Terim her halükarda gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım ve ormancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, her çeşit dalyanları, özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları, gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, petrol veya doğal gaz kuyusu, taşocağı, kereste veya diğer orman ürünleri dahil tabii kaynakların ve diğer doğal kaynakların işletme hakkından veya işletilmesinden doğan sabit ya da değişken ödemeler üstündeki hakları kapsayacaktır; gemiler, vapurlar ve uçaklar gayrimenkul varlık olarak sayılmayacaktır.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.

Madde 7
Ticari Kazançlar
              1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, sözkonusu teşebbüs diğer Akit Devlette yeralan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette yalnızca işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.
2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, bu işyerine, her iki Akit Devlette de, aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bağımsız ve ayrı bir teşebbüs olarak bulunması ve işyerini oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız nitelik kazanması halinde elde edebileceği kadarlık bir kazanç atfedilecektir.
3. İşyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu Devlette veya başka herhangi bir yerde yapılan yönetim ve genel idare giderlerini de kapsamına alan giderlerin indirilmesine, işyerinin bağımsız bir teşebbüs olması ve giderlerin işyerine atfedilebilecek makul düzeyde olması şartıyla müsaade edilecektir.
4. Bir teşebbüsün işyerine atfedilen kazançları belirlemede yetkili makamların ellerindeki mevcut bilgiler yeterli değilse, bu maddedeki hiçbir şey, bu Devletin takdir veya tahmin yoluyla bir kişinin vergi yükümlülüğünün belirlenmesinde herhangi bir Kanunun uygulanmasını etkilemeyecektir. Ancak, bu kanun yetkili makamlara verilen bilgilerin müsaade ettiği çerçevede bu maddedeki ilkelere uygun olarak uygulanacaktır.
5. İşyeri tarafından teşebbüs adına yalnızca mal veya ticari eşya satın alınması dolayısıyla doğan hiçbir kazanç, bu işyerine atfedilmeyecektir.
6. Kazançlar bu Anlaşmanın başka maddelerinde düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o maddelerin hükümleri bu madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.

Madde 8
Gemicilik ve Hava Taşımacılığı
              1. Bir Akit Devlet teşebbüsünce uluslararası trafikte gemi veya uçak işletmeciliği dolayısıyla elde edilen gelirler yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. 7 nci maddenin 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, yalnızca bir Akit Devletin sınırları içerisinde gemi veya uçak işletmeciliği dolayısıyla elde edilen gelirler bu Devlette vergilendirilebilir.               3. Bu maddenin 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri aynı zamanda bir Akit Devlet teşebbüsünce bir ortaklık, bir bağlı işletme veya uluslararası bir acenteye iştirak dolayısıyla elde edilen gelirlere de uygulanacaktır.

Madde 9
Bağımlı Teşebbüsler
              1. a) Bir Akit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında, veya
b) Aynı kişiler doğrudan veya dolaylı olarak bir Akit Devlet teşebbüsünün ve diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında
ve her iki halde de, iki teşebbüs arasında ticari ve mali ilişkilerinde oluşan veya empoze edilen koşullar, bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, olması gereken; fakat bu koşullar dolayısıyla teşebbüslerin birinde kendini göstermeyen kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenip vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devletin kendi teşebbüslerinden birinin kazancına dahil ettiği ve vergilediği kazanç, diğer Akit Devlette vergilendirilen bu diğer Devlet teşebbüslerinden birinin de kazancını içerebilir. Aynı zamanda, bu ilk bahsedilen Devletin kavradığı kazanç, iki teşebbüs arasındaki koşulların bağımsız teşebbüsler arasında olması gereken ilişkiler gözönünde tutularak, sonradan bu ilk bahsedilen Devletçe yürütülen hesaplamalar sonucunda belirlenen kazanç olabilir. Böyle bir durum kendini gösterdiğinde, diğer Devlet bu düzenlemenin hukuki olduğu kanaatine varırsa, sözkonusu kazanç üzerinden alınan verginin miktarında gerekli düzeltmeleri yapmak durumundadır. Bu düzeltme yapılırken, bu Anlaşmanın diğer hükümleri gözönünde tutulacak ve gerektiğinde, Akit Devletlerin yetkili makamları birbirlerine danışacaklardır.

Madde 10
Temettüler

1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, sözkonusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukimi olduğu Akit Devletçe de kendi mevzuatına göre vergilendirilebilir; ancak temettü elde eden temettünün gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi aşağıdaki oranları aşamayacaktır:
a) Temettünün gerçek lehdarı, temettü ödeyen şirketin sermayesinin doğrudan doğruya en az yüzde 25’ini elinde tutan bir şirket ise (ortaklıklar hariç) gayrisafi temettü tutarının yüzde 10’u;
b) Tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 15’i.
3. Malezya mukimi olan bir şirketçe temettünün gerçek lehdarı olan bir Türkiye mukimine ödenen temettüler, Malezya’da şirketin gelirleri üzerinden alınan vergiye ilave olarak temettüler üzerinden alınan herhangi bir vergiden istisna edilecektir. Bu fıkradaki hiçbir şey, Malezya mukimi olan bir şirketçe ödenen temettülere ilişkin verginin, temettünün ödendiği yılı takip eden tahakkuk yılında Malezya’daki ilgili vergi oranı dikkate alınarak, Malezya vergisinden indirilmiş veya indirilebilecek gibi kabul edilmesinde, Malezya vergi mevzuatı hükümlerini etkilemeyecektir.
4. Bu maddede kullanılan “temettü” terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya diğer haklardan veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanısıra dağıtımı yapan şirketin mukimi olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer şirket haklarından elde edilen gelirleri kapsar.
5. Diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunan bir Akit Devlet şirketinin kazançları, bu işyerinin bulunduğu Akit Devlette, 7 inci maddeye göre vergilendirildikten sonra kalan kazançları üzerinden de bu maddenin 2 nci fıkrasına uygun olarak vergilendirilebilir.
6. Bir Akit Devlet mukimi olan gerçek temettü lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olduğu diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve sözkonusu temettü elde ediş olayı ile bu işyerinin arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci, 2 nci ve 3 üncü fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda 7 nci madde hükümleri uygulanacaktır.

Madde 11
Faiz

1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, bu faiz elde edildiği Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, faiz elde eden kişi faizin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi faizin gayrisafi tutarının yüzde 15’ini aşmayacaktır.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, faizin gerçek lehdarı olan bir Türkiye mukimine ödenen faiz, ödenen faizle ilgili borçlar veya diğer borçlar, 1967 Malezya Gelir Vergisi Kanunu’nun 2 (1) bölümünde belirlenen onaylanmış bir borçsa Malezya vergisinden muaf olacaktır.
4. 2 nci ve 3 üncü fıkra hükümlerine bakılmaksızın:
a) Malezya’da doğan ve Türkiye hükümetine veya mahalli idarelere veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası veya Türkiye İthalat-İhracat Bankasına ödenen faizler, Malezya vergisinden istisna edilecektir;
b) Türkiye’de doğan ve:
i) Malezya Hükümetine;
ii) Eyaletler Hükümetlerine;
iii) Mahalli İdarelere; ve
iv) Negara Malezya Bankasına
ödenen faizler Türk vergisinden istisna edilecektir.
5. Bu maddede kullanılan “faiz” terimi, ipotek garantisine bağlı olsun olmasın veya borçlunun kazancını paylaşma hakkını tanısın tanımasın, her nevi alacaktan elde edilen gelirleri ve özellikle devlet tahvillerinden, tahvillerden veya bonolardan doğan gelirleri kapsar.
6. Bir Akit Devletin mukimi olan gerçek faiz lehdarı, faizin elde edildiği diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve sözkonusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci, 2 nci ve 3 üncü fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda 7 nci madde hükümleri uygulanacaktır.
7. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahalli idaresi veya kamu tüzel kişisi tarafından ödenen faizin, o Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz ödeyen kişi mukim olsun veya olmasın, bir Akit Devlette faiz ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine sahip olduğunda ve faiz bu işyerinden kaynaklandığında, sözkonusu faizin işyerinin bulunduğu Akit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
8. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında varolan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

Madde 12
Gayrimaddi Hak Bedelleri
              1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, gayrimaddi hak bedeli elde eden kişi gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı ise bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, radyo-televizyon yayınlarında kullanılan filmler ve bantlar dahil olmak üzere edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı ile sınai, ticari, bilimsel teçhizatın veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.
4. Bir Akit Devletin mukimi olan gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı, sözkonusu bedelin elde edildiği diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa ve sözkonusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda 7 nci madde hükümleri uygulanacaktır.
5. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahalli idaresi veya kamu tüzel kişisi veya mukimi tarafından ödenen gayrimaddi hak bedelinin, o Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddi hak bedelini ödeyen kişi mukim olsun veya olmasın, bir Akit Devlette gayrimaddi hak bedelini ödemeye neden olan hak veya varlık ile bağlantılı bir işyerine sahip olduğunda ve bu gayrimaddi hak bedeli bu işyerinden kaynaklandığında, sözkonusu gayrimaddi hak bedelinin, işyerinin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddi hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında varolan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatı uyarınca vergilendirilebilecektir.

Madde 13
Sermaye Değer Artış Kazançları
              1. Bir Akit Devlet mukimince, diğer Akit Devlette yer alan ve 6 ncı maddede belirtilen gayrimenkul varlığın elden çıkarılmasından doğan kazançlar, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerinin ticari varlığına dahil menkul varlıkların veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullandığı menkul varlığın elden çıkarılmasından doğan kazanç, bu işyerinin (yalnız veya tüm teşebbüs ile birlikte) elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Uluslararası trafikte işletilen gemi veya uçakların veya sözkonusu gemi veya uçakların işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, yalnızca bu teşebbüsün mukim olduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir.
4. 1, 2 ve 3 üncü fıkralarda değinilenler dışında kalan varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç yalnızca, elden çıkaranın mukim olduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, diğer Akit Devlette elde edilen ve bundan bir önceki cümlede bahsedilen sermaye değer artışı kazançları, alış ve satış arasındaki süre bir yılı aşmadığı takdirde, bu diğer Akit Devlette vergilendirilecektir.

Madde 14
Serbest Meslek Faaliyetleri
              1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetleri veya bağımsız nitelikteki diğer faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, sözkonusu hizmetler ve faaliyetler bu diğer Devlette icra edilirse ve eğer:
a) bu kişi, bu diğer Devlette hizmet ve faaliyetlerini icra etmek amacıyla sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahipse; veya
b) bu kişi, bu diğer Devlette hizmet veya faaliyetlerini icra etmek üzere ilgili takvim yılı içinde, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşan bir süre kalırsa,
aynı zamanda bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir.
Böyle bir durumda olayına göre, ya yalnızca sözkonusu sabit yere atfedilebilen gelir ya da yalnızca bu diğer Devlette bulunulan süre içinde hizmet ve faaliyetlerden elde edilen gelir, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, artistik, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.

Madde 15
Bağımlı Faaliyetler
              1. 16, 18, 19 ve 20 nci maddelerin hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret, maaş ve diğer benzeri menfaatler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:
a) Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette, ilgili takvim yılı içinde, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayan bir süre kalırsa, ve
b) Ödeme diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve
c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden yapılmazsa,
yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.
3. Bu maddenin bundan önceki hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devletin bir teşebbüsünce uluslararası trafikte işletilen bir gemi veya uçakta ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde edilen gelir, bu Devlette vergilendirilebilir.

Madde 16
Müdürlere Yapılan Ödemeler
              Bir Akit Devlet mukiminin, diğer Akit Devletin mukimi olan bir şirketin yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

Madde 17
Artist ve Sporcular
              1. 14 ve 15 inci maddelerin hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukimi olan ve tiyatro, sinema, radyo, televizyon artistliği yapan veya müzisyen olarak çalışan bir sanatçının veya bir sporcunun diğer Akit Devlette icra ettiği bu nitelikteki şahsi faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelirler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir sanatçının ya da bir sporcunun icra ettiği bu nitelikteki faaliyetlerden doğan gelir, sanatçının veya sporcunun kendisine değil de bir başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci maddelerin hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, sanatçı veya sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Akit Devlette vergilendirilebilir.
3. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri, bir Akit Devlette icra edilen faaliyetler dolayısıyla elde edilen kazançlara veya hertürlü menfaatlere, bu Devlete yapılan sözkonusu ziyaretin diğer Akit Devletin veya bir politik alt bölümünün veya bir mahalli idaresinin veya bunların bir kamu tüzel kişisinin kamusal fonlarından tamamen veya önemli ölçüde doğrudan doğruya veya dolaylı olarak desteklenmesi halinde uygulanmayacaktır.

Madde 18
Emekli Maaşları ve Düzenli Ödemeler
              1. 19 uncu maddenin 2 nci fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında ödenen herhangi bir emekli maaşı veya benzer ödemeler ile düzenli ödemeler yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. Uğranılan şahsi zararları tazmin etmek üzere, bir Akit Devlet veya onun politik alt bölümleri tarafından ödenen emekli maaşları ve düzenli ödemeler ile yapılan diğer devamlı veya arızi ödemeler, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilir.
3. “Düzenli ödeme” terimi, belli bir bedel ödeme yükümlülüğüne karşılık, ömür boyu veya belirli bir süre veya belirlenebilir bir süre, belli zamanlarda düzenli olarak para veya para ile ölçülebilir bir menfaat şeklinde ödenecek toplam bir meblağı ifade eder.

Madde 19
Kamu Görevleri
              1. a) Bir Akit Devletin kendisine, bir politik alt bölümüne veya bir mahalli idaresine veya bunların kamu tüzel kişisine bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında bu Devlet, politik alt bölüm, yerel idare veya kamu tüzel kişisi tarafından sağlanan ve emekli maaşı dışında kalan menfaatler, yalnızca bu Devlette vergilendirilecektir.
b) Bununla beraber, hizmet diğer Devlette ifa edildiğinde ve gelir elde eden o Devletin mukimi olduğunda, sözkonusu menfaatler yalnızca bu diğer Akit Devlette vergilendirilecektir. Ancak bu kişinin:
i) Bu Devletin vatandaşı olması; veya
ii) Yalnızca hizmet sunmak için bu Devletin mukimi durumuna geçmemiş olması zorunludur.
2. Bir Akit Devlet, bir politik alt bölüm veya bir mahalli idaresi veya bunların kamu tüzel kişisi tarafından ya da bunlarca oluşturulmuş bir fondan, bu Devlete, politik alt bölüme veya mahalli idareye veya bunların kamu tüzel kişisine yapılan hizmetler karşılığında bir gerçek kişiye ödenen emekli maaşları yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
3. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü veya mahalli idaresi veya bunların kamu tüzel kişisi tarafından yürütülen ticari faaliyetlerle bağlantılı hizmetler karşılığında sağlanan menfaatlere ve emekli maaşlarına 15, 16 ve 18 inci maddelerin hükümleri uygulanacaktır.

Madde 20
Öğretmen ve Öğrenciler
              1. Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette yalnızca öğrenim veya mesleki eğitim amacıyla bulunan bir öğrenci veya stajyerin, geçim, öğrenim veya mesleki eğitim masraflarını karşılamak için, bu diğer Devletin dışındaki kaynaklardan yapılan ödemeler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.
2. Aynı şekilde, bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette yalnızca öğretim ve bilimsel araştırma yapmak amacıyla iki yılı aşmayan bir süre veya süreler için bulunan bir öğretmen veya öğretim üyesine öğretim veya araştırma karşılığında, bu diğer Devletin dışındaki kaynaklardan yapılan ödemeler, bu diğer Devlette vergiden istisna edilecektir.
3. Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette öğrenimi veya mesleği ile ilgili uygulama alışkanlıkları kazanmak üzere, bir takvim yılı içinde 183 günü aşmayacak şekilde hizmet ifa eden bir öğrenci veya stajyerin eline geçen ücretler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.

Madde 21
Diğer Gelirler
              Bir Akit Devlet mukiminin, bu Anlaşmanın daha önceki maddelerinde açıkça belirtilmeyen gelir unsurları, yalnızca bu Akit Devlette vergilendirilecektir. Ancak sözkonusu gelir diğer Akit Devletteki kaynaklardan elde edilirse, bu gelir aynı zamanda bu diğer Devlette de vergilendirilebilir.

Madde 22
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Yöntemleri
              1. Herbir Akit Devletin yürürlükteki mevzuatları, yapılan bu Anlaşmaya aykırı hükümler içermedikçe, ilgili Akit Devletler yönünden gelirin vergilendirilmesinde hüküm ifade etmeye devam edecektir. Gelir her iki Devlette de vergiye tabi olduğunda çifte vergilendirme aşağıdaki fıkralar uyarınca önlenecektir.
2. Malezya yönünden, Malezya vergisinden mahsuba ilişkin Malezya mevzuatı hükümleri saklı kalmak üzere, bir Malezya mukimince Türkiye kaynaklı gelir dolayısıyla hem Türkiye’de hem de Malezya’da vergiye tabi tutulan bir gelir üzerinden doğrudan veya mahsup yoluyla Türkiye mevzuatı ve bu Anlaşma hükümleri uyarınca ödenecek Türk vergisi tutarı, bu gelirler dolayısıyla ödenecek Malezya vergisinden mahsup edilebilecek; ancak, mahsup edilen vergi Malezya’da vergiye tabi toplam gelirler üzerindeki vergiden sözkonusu gelire isabet eden Malezya vergisi kısmını aşamayacaktır.
3. Türkiye yönünden, Türk vergisinden mahsuba ilişkin Türkiye mevzuatı hükümleri saklı kalmak üzere, bir Türkiye mukimince Malezya kaynaklı gelir dolayısıyla hem Türkiye’de hem de Malezya’da vergiye tabi tutulan bir gelir üzerinden doğrudan veya mahsup yoluyla Malezya mevzuatı ve bu Anlaşma hükümleri uyarınca ödenecek Malezya vergisi tutarı, bu gelirler dolayısıyla ödenecek Türk vergisinden mahsup edilebilecek; ancak, mahsup edilen vergi Türkiye’de vergiye tabi toplam gelirler üzerindeki vergiden sözkonusu gelire isabet eden Türk vergisi kısmını aşamayacaktır.
4. 2 nci ve 3 üncü fıkraların amaçları bakımından “diğer Akit Devletin bir mukimince bir Akit Devlette ödenecek vergi” terimi, ilk bahsedilen Devletin vergi mevzuatı gereğince ödenmesi gereken; fakat bu Devletin ekonomik kalkınmasını hızlandırmaya yönelik bu Anlaşmanın imza tarihinde yürürlükte olan veya bu hükümlerin yerine ya da bunlara ilave olarak getirilen, ilgili Devletlerin yetkili makamlarınca önemli ölçüde benzer karakterde olduğu bildirilen teşvik mevzuatı hükümleri gereğince muafiyete veya indirime tabi tutulan bu Devlet vergilerini de kapsamaktadır.
Bundan önceki hükme bakılmaksızın, ilk bahsedilen Akit Devlette ödenecek vergi:
a) 11 inci maddenin 2 nci ve 3 üncü fıkralarında bahsedilen faizler için yüzde 15 oranında;
b) 12 nci maddenin 2 nci fıkrasında bahsedilen gayrimaddi hak bedelleri için yüzde 10 oranında hesaplanacaktır.
Bununla beraber, ilk bahsedilen Devletin vergi mevzuatı gereğince, bu Devlette mukim olmayan kişilerin faiz ve gayrimaddi hak bedellerine bu fıkrada bahsedilen vergi oranlarından daha düşük vergi oranları uygulanırsa, bu fıkranın amaçları yönünden sözkonusu düşük vergi oranları uygulanacaktır.

Madde 23
Ayırım Yapılmaması
              1. Bir Akit Devletin vatandaşları diğer Akit Devlette bu diğer Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden ve buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
2. 10 uncu maddenin 5 inci fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri yürüten bir teşebbüsüne göre daha az lehe bir vergileme ile karşı karşıya kalmayacaktır.
3. Bir Akit Devletin, diğer Akit Devletin bir veya bir kaç mukimi tarafından, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan veya kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, benzeri teşebbüslerin tabi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden veya buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
4. Bu hükümler, bir Akit Devletin kendi mukimlerine şahsi veya ailevi durumları dolayısıyla uyguladığı şahsi indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini diğer Akit Devlet mukimlerine de uygulama zorunda olduğu yönünde anlaşılmayacaktır.

Madde 24
Karşılıklı Anlaşma Usulü
              1. Bir Akit Devletin mukimi, Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşmanın hükümlerine uygun düşmeyen sonuçlar yarattığı veya yaratacağı kanaatine vardığında, bu Devletlerin iç hukukunda öngörülen müracaat usulleriyle bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Akit Devletin yetkili makamına arzedebilir. Bu kişi durumu 23 üncü maddenin 1 inci fıkrasına uygun düştüğünde vatandaşı olduğu Akit Devletin yetkili makamına başvurabilir.
2. Sözkonusu yetkili makam, itirazı haklı bulmakla beraber kendisi tatminkar bir çözüme ulaşamadığı takdirde, bu Anlaşmaya ters düşen bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Akit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret sarfedecektir.
3. Akit Devletlerin yetkili makamları, Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü ve tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Yetkili makamlar aynı zamanda, Anlaşmada ele alınmayan durumlardan kaynaklanan çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.
4. Akit Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle doğrudan doğruya haberleşebilirler.
5. Bu maddedeki “vergileme” terimi bu Anlaşmanın uygulanacağı vergileri ifade eder.

Madde 25
Bilgi Değişimi
              1. Akit Devletlerin yetkili makamları bu Anlaşma hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri; bunun yanısıra bu Anlaşmayla uyumsuzluk göstermediği sürece, bu Anlaşma kapsamına giren vergilerle ilgili iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri değişime tabi tutacaklardır. Bir Akit Devlet tarafından alınan her türlü bilgi, o Devletin kendi iç mevzuatı çerçevesinde elde ettiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve yalnızca bu Anlaşmada belirtilen vergilerin tahakkuk veya tahsilleriyle veya cebri icra ya da cezasıyla veya bu hususlardaki şikayet ve itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara (adli makamlar ve idari kuruluşlar dahil) verilebilecektir. Bu kişi veya makamlar sözkonusu bilgileri yalnızca yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır.
2. 1 inci fıkra hükümleri, hiçbir surette bir Akit Devleti:
a) Kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına veya idari alışkanlıklarına uymayacak idari önlemler alma;
b) Kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatı veya normal idari işlemleri çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma;
c) Herhangi bir ticari, sınai, mesleki sırrı veya ticari işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme
yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.

Madde 26
Diplomasi ve Konsolosluk Memurları
              Bu Anlaşma hükümleri, diplomasi veya konsolosluk memurlarının uluslararası hukukun genel kuralları veya özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları mali ayrıcalıkları etkilemeyecektir.

Madde 27
Yürürlüğe Girme
              Akit Devletlerden herbiri, bu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için kendi mevzuatında öngörülen işlemlerin tamamlandığını diğerine bildirecektir. Bu Anlaşma, bu bildirimlerden sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe girecek ve hükümleri:
a) Türkiye’de, bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yılı izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan her vergilendirme dönemine ilişkin vergilere;
b) Malezya’da:
i) kaynakta tevkif edilen vergiler bakımından, bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yılı izleyen takvim yılının 1 Ocak günü veya daha sonra elde edilen gelirlere;
ii) gelir üzerinden alınan diğer vergiler bakımından, bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yılı izleyen ikinci takvim yılının 1 Ocak günü veya daha sonra başlayan herhangi bir tahakkuk yılına ilişkin olarak alınan vergiler için uygulanacaktır.

Madde 28
Yürürlükten Kalkma
              Bu Anlaşma, Akit Devletlerden biri tarafından feshedilinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Akit Devletlerden biri bu Anlaşmayı, herhangi bir takvim yılının bitiminden en az altı ay önce diplomatik yollardan fesih ihbarnamesi vermek suretiyle feshedebilir. Bu durumda Anlaşma:
a) Türkiye’de, fesih ihbarnamesinin verildiği yılı izleyen yılın Ocak ayının birinci günü veya daha sonra başlayan her vergilendirme dönemine ilişkin vergiler için;
b) Malezya’da:
i)kaynakta tevkif edilen vergiler bakımından, fesih ihbarnamesinin verildiği yılı izleyen 1 Ocak günü veya daha sonra elde edilen gelirler için;
ii) gelir üzerinden alınan diğer vergiler bakımından, fesih ihbarnamesinin verildiği yılı izleyen ikinci takvim yılının 1 Ocak günü veya daha sonra başlayan herhangi bir tahakkuk yılına ilişkin olarak alınan vergiler için
hüküm ifade etmeyecektir.

BU HUSUSLARI TEYİDEN, Hükümetleri adına, aşağıda imzaları bulunan tam yetkili temsilciler, bu Anlaşmayı imzaladılar.
Malayca, Türkçe ve İngilizce dillerinde, her üç metin de aynı derecede geçerli olmak üzere, 27 Eylül 1994 tarihinde, Ankara’da düzenlenmiştir. Bu Anlaşmanın uygulanmasında ve yorumunda herhangi bir anlaşmazlık olması halinde, İngilizce metin geçerli olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Malezya Hükümeti adına

Yazar Hakkında

Smmm Denetçi Bilirkişi

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

preloader