Header ad

Çvö Cezayir

Anlaşmanın İmza Tarihi : 02/08/1994
Resmi Gazete Tarihi : 30/12/1996
Resmi Gazete No : 22863
Yürürlük Tarihi : 30/12/1996
Uygulama Tarihi : 01/01/1997

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE
CEZAYİR DEMOKRATİK HALK CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ

Gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmeyi önleyen ve karşılıklı yardımlaşmayı sağlayan bir anlaşma yapmak isteğiyle

AŞAĞIDAKİ ANLAŞMAYA VARMIŞLARDIR:

Madde 1
Kişilere İlişkin Kapsam
            Bu Anlaşma Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin mukimi olan kişilere uygulanacaktır.

Madde 2
Kavranan Vergiler
            1. Bu Anlaşma, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, her bir Akit Devlet veya politik alt bölümleri ya da mahalli idareleri adına gelir ve servet üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır.
2. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile ücretin toplam tutarı üzerinden müteşebbisce ödenen vergiler ve bunun yanısıra sermaye değer artışlarına uygulanan vergiler dahil olmak üzere, toplam gelir, toplam servet veya gelirin ya da servetin unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelirden ve servetten alınan vergiler olarak kabul edilecektir.
3. Anlaşmanın uygulanacağı şu anda geçerli olan vergiler özellikle:
a) Cezayir’de:
i) Global gelir vergisi;
ii) Kurum kazançlarından alınan vergiler;
iii) Mesleki faaliyetlerden alınan vergi;
iv) Götürü ödemeler;
v) Varlık vergisi;
vi) Ham petrolün aranması, çıkarılması, işletilmesi ve boru hattı ile taşınmasına ilişkin faaliyet sonuçları üzerinden alınan vergi ve gayrimaddi hak bedeli;
(Bundan böyle “Cezayir Vergisi” olarak bahsedilecektir).
b) Türkiye’de:
i) Gelir vergisi;
ii) Kurumlar vergisi;
iii) Gelir ve Kurumlar vergisinden alınan fon payı;
(Bundan böyle “Türk Vergisi” olarak bahsedilecektir).
4. Anlaşma, aynı zamanda Anlaşmanın imza tarihinden sonra mevcut vergilere ilave olarak veya onların yerine alınan ve mevcut vergilerle aynı nitelikte olan veya onlara önemli ölçüde benzeyen vergilere de uygulanacaktır. Akit Devletlerin yetkili makamları, her yılın sonunda önemli vergi mevzuatı değişikliklerini birbirlerine bildireceklerdir.

Madde 3
Genel Tanımlar

1. Bu Anlaşmanın amaçları yönünden, metin aksini öngörmedikçe:
a) “Bir Akit Devlet” ve “diğer Akit Devlet” terimleri metnin gereğine göre, Cezayir veya Türkiye anlamına gelir;
b)  (i) “Cezayir” terimi, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti’ni ve coğrafi anlamda, ulusal mevzuatı ve uluslararası hukuk gereğince egemenlik haklarını ve yargı yetkisini icra ettiği Cezayir topraklarını, deniz yatağını ve karasularına bitişik bölgeleri ifade eder;
(ii) “Türkiye” terimi Türk ülkesini, karasularını, kıta sahanlıklarını ve aynı zamanda ilgili taraflar arasında karşılıklı anlaşmalarla sınırlandırılmış münhasır ekonomik bölgelerini ifade eder;
c) “Vergi” terimi, bu Anlaşmanın 2 nci maddesinde kavranan tüm vergiler anlamına gelir;
d) “Kişi” terimi, gerçek kişileri, şirketleri ve kişilerin oluşturduğu diğer kuruşları kapsamına alır;
e) “Şirket” terimi, herhangi bir kurum veya vergileme yönünden kurum olarak muamele gören herhangi bir kuruluş anlamına gelir;
f) “Kanuni merkez” terimi, duruma göre, Cezayir Ticaret Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde tescil edilen ana merkez anlamına gelir;
g) “Vatandaşlar” terimi,
(i) Cezayir yönünden, Cezayir vatandaşlığını ”Cezayir Vatandaşlık Kanunu” gereğince elde eden herhangi bir gerçek kişiyi ve Cezayir’de yürürlükte olan mevzuat gereğince statü kazanan herhangi bir hükmi şahsı, ortaklığı ve derneği,
(ii) Türkiye yönünden, Türk vatandaşlığını “Türk Vatandaşlık Kanunu” gereğince elde eden herhangi bir gerçek kişiyi ve Türkiye’de yürürlükte olan mevzuat gereğince statü kazanan herhangi bir hükmi şahsı, ortaklığı ve derneği
ifade eder.
h) “Bir Akit Devletin teşebbüsü” ve “diğer Akit Devletin teşebbüsü” terimleri sırasıyla, bir Akit Devletin mukimi tarafından işletilen teşebbüs ve diğer Akit Devlet mukimi tarafından işletilen teşebbüs anlamına gelir;
(i) “Yetkili makam” terimi;
(i) Cezayir yönünden Maliyeden sorumlu Bakan veya yetkili temsilcisini;
(ii) Türkiye yönünden, Maliye Bakanı veya onun yetkili temsilcisi;
anlamına gelir.
j) “Uluslararası trafik” deyimi, kanuni merkezi bir Akit Devlette bulunan bir teşebbüs tarafından, gemi veya uçak işletilerek yapılan taşımacılığı ifade eder. Şu kadar ki yalnızca, diğer Akit Devletin sınırları içinde bulunan noktalar arasında yapılan gemi veya uçak işletmeciliği kapsama dahil değildir.
2. Bir Akit Devletin bu Anlaşmayı uygulaması bakımından, metin aksini öngörmedikçe, Anlaşmada tanımlanmamış her terim, bu Anlaşmaya konu teşkil eden vergilerin yer aldığı Devletin mevzuatında öngörülen anlamı taşır.

Madde 4
Mukim

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından, “bir Akit Devletin mukimi” terimi, o Devletin mevzuatı gereğince ikametgah, ev, kanuni merkez, iş merkezi veya benzer yapıda diğer herhangi bir kriter nedeniyle vergi mükellefiyeti altına giren kişi anlamına gelir.
2. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla bir gerçek kişi her iki Akit Devlette de mukim olduğunda, bu kişinin statüsü aşağıdaki kurallara göre belirlenecektir:
a) Bu kişi, daimi olarak kalabileceği bir meskenin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir. Eğer bu kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni varsa, bu kişi, kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir (hayati menfaatlerin merkezi);
b) Eğer kişinin hayati menfaatlerinin merkezinin yer aldığı Devlet saptanamazsa veya kişinin her iki Akit Devlette de daimi olarak kalabileceği bir meskeni yoksa, bu kişi kalmayı adet edindiği evin bulunduğu Devletin mukimi kabul edilecektir;
c) Eğer kişinin her iki Akit Devlette de kalmayı adet edindiği bir ev varsa veya her iki Devlette de böyle bir ev sözkonusu değilse, bu kişi vatandaşı bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir;
d) Eğer kişi her iki Devletin de vatandaşıysa veya aksine her iki Devletin de vatandaşı değilse, Akit Devletlerin yetkili makamları sorunu karşılıklı anlaşmayla çözeceklerdir.
3. 1 inci fıkra hükümleri dolayısıyla gerçek kişi dışındaki bir kişi her iki Akit Devletin de mukimi olduğunda, kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devletin mukimi kabul edilecektir.

Madde 5
İşyeri

1. Bu Anlaşmanın amaçları bakımından “işyeri” terimi, bir teşebbüsün işinin tamamen veya kısmen yürütüldüğü işe ilişkin sabit bir yer anlamına gelir.
2. “İşyeri” terimi özellikle şunları kapsamına alır:
a) Yönetim yeri;
b) Şube;
c) Büro;
d) Fabrika;
e) Atelye,
f) Satış mağazası;
g) Maden ocağı, petrol veya doğal gaz kuyusu, taş ocağı veya doğal zenginliklerin elde edilmesine yarayan diğer yerler;
h)    (i) 6 ayı aşan bir süre devam eden, bir inşaat şantiyesi ile yapım veya kurma projesi veya bunlarla ilgili gözetim faaliyetleri;
(ii) 6 ayı aşan bir süre, bir Akit Devlet teşebbüsü tarafından diğer Akit Devlette bu amaçla işe alınan ücretli veya diğer personel kullanılarak ifa edilen danışmanlık hizmetleri de dahil, sağlanan hizmetler.
3. Bu maddenin daha önceki hükümleri ile bağlı kalınmaksızın, “işyeri” teriminin aşağıdaki hususları kapsamadığı kabul edilecektir:
a) Teşebbüs olanaklarının yalnızca teşebbüse ait malların veya ticari eşyanın depolanması veya teşhiri amacıyla kullanılması;
b) Teşebbüse ait mal ve ticari eşya stoklarının yalnızca depolama veya teşhir amacıyla elde tutulması;
c) Teşebbüse ait mal ve ticari eşya stoklarının yalnızca bir başka teşebbüse işlettirilmesi amacıyla elde tutulması;
d) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca teşebbüse mal veya ticari eşya satın alma veya bilgi toplama amacıyla elde tutulması;
e) İşe ilişkin sabit bir yerin teşebbüs için yalnızca hazırlayıcı veya yardımcı karakter taşıyan diğer herhangi bir işin yapılması amacıyla elde tutulması;
f) İşe ilişkin sabit bir yerin yalnızca, a) ile e) bentleri arasında bahsedilen faaliyetlerin birkaçını bir arada icra etmek için elde tutulması; ancak bu faaliyetlerin bir arada icra edilmesi sonucunda kendini gösteren toplu faaliyetin hazırlayıcı veya yardımcı karakterde olması şarttır.
4. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, bir kişi-5 inci fıkra hükmünün uygulanacağı bağımsız nitelikteki acente dışında – bir Akit Devlette diğer Akit Devletin teşebbüsü adına hareket ederse, aşağıdaki şartlarla bu teşebbüs, ilk bahsedilen Devlette bu kişinin gerçekleştirdiği her türlü faaliyet dolayısıyla bir işyerine sahip kabul edilecektir.
a) Eğer bu kişi, işe ilişkin sabit bir yerden yürütülebilecek 3 üncü fıkrada belirtilen türden faaliyetlerle sınırlı olmamak üzere, o Devlette teşebbüs adına mukavele akdetme yetkisine sahip olur ve bu yetkisini mutaden kullanırsa, işyerinin varlığı kabul edilecektir. Ancak, anılan fıkra hükmü çerçevesinde işe ilişkin sabit bir yerden yürütülen faaliyetler, bu yeri bir işyeri haline getirmeyecektir; veya
b) Eğer bu kişi, böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, teşebbüs adına düzenli olarak sevk ettiği mallardan veya ticari eşyalardan ilk bahsedilen Devlette mutaden mal veya ticari eşya stoku bulundurursa, işyerinin varlığı kabul edilecektir.
5. Bir Akit Devlet teşebbüsü, diğer Akit Devlette işlerini yalnızca, kendi işlerine olağan şekilde devam eden bir simsar, bir genel komisyon acentesi veya bağımsız statüde diğer herhangi bir acente vasıtasıyla yürüttüğü için bu diğer Devlette bir işyerine sahip kabul olunmayacaktır.
6. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devletin mukimi olan veya (bir işyeri vasıtasıyla veya diğer bir şekilde) diğer Akit Devlette faaliyette bulunan bir şirketi kontrol eder, ya da onun tarafından kontrol edilirse, bu şirketlerden herhangi biri diğeri için bir işyeri oluşturmayacaktır.

Madde 6
Gayrimenkul Varlıklardan Elde Edilen Gelirler
              1. Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette bulunan gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir (tarım ve ormancılıktan elde edilen gelir dahil), bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. “Gayrimenkul varlık” terimi, bahse konu varlığın yer aldığı Akit Devletin mevzuatına göre tanımlanacaktır. Terim her halükarda gayrimenkul varlığa müteferri varlıkları, tarım ve ormancılıkta kullanılan araçları ve hayvanları, özel hukuk hükümlerinin uygulanacağı gayrimenkul mülkiyetine ilişkin hakları, gayrimenkul intifa haklarını ve maden ocaklarının, kaynakların ve diğer doğal kaynakların işletme hakkından veya işletilmesinden doğan sabit ya da değişken ödemeler üstündeki hakları kapsayacaktır; gemiler, vapurlar ve uçaklar gayrimenkul varlık sayılmayacaktır.
3. 1 inci fıkra hükümleri, gayrimenkul varlığın doğrudan kullanımından, kiralanmasından veya diğer herhangi bir şekilde kullanımından elde edilen gelire de uygulanacaktır.
4. 1 inci ve 3 üncü fıkra hükümleri aynı zamanda, bir teşebbüsün gayrimenkul varlıklardan elde ettiği gelir ile serbest meslek faaliyetlerinin icrasında kullanılan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelire de uygulanacaktır.

Madde 7
Ticari Kazançlar
              1. Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, sözkonusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla faaliyette bulunmadıkça, yalnız bu (ilk bahsedilen) Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde faaliyette bulunursa, kazanç bu diğer Devlette, işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere vergilendirilebilir.
2. 3 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsü diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunduğunda, bu işyerine her iki Akit Devlette de, eğer bu işyeri aynı veya benzer koşullar altında, aynı veya benzer faaliyetlerde bulunan, tamamen ayrı ve bağımsız bir teşebbüs olsaydı ve işyerinin oluşturduğu teşebbüsten tamamen bağımsız nitelik kazansaydı, ne kazanç elde edecek idiyse, böyle bir kazanç atfedilecektir.
3. İşyerinin kazancı belirlenirken, işyerinin bulunduğu Devlette veya başka herhangi bir yerde yapılan yönetim ve genel idare giderlerini de kapsamına alan, işyerinin amaçlarına uygun düşen gerçek giderlerin indirilmesine müsaade edilecektir. İşyerince, (gerçek giderlerin geri ödenmesi hariç olmak üzere) teşebbüsün merkezine veya teşebbüsün diğer işyerlerinden herhangi birine, ihtira beratı, işletme lisansı veya diğer hakların kullanılması karşılığında gayrimaddi hak bedeli, ücret ve diğer benzeri ödemelerin yapılması, hizmetlerin ifası ve bir yönetim faaliyeti karşılığında komisyon ödenmesi, bankacılık teşebbüsleri dışındakilerde borç verilen paralar karşılığında işyerince faiz ödenmesi halinde, işyerine doğrudan atfedilebilenler dışında, bu tür masrafların indirilmesi kabul edilmeyecektir.
Aynı şekilde, işyerinin kazancının belirlenmesinde (gerçek giderlerin geri ödenmesi hariç), işyeri tarafından, patentlerin veya diğer hakların kullanımı karşılığında teşebbüsün ana merkezi veya herhangi bir işyerinden alınan gayrimaddi hak bedeli, ücret veya benzerleri; verilen özel hizmetler veya yönetim karşılığında alınan komisyonlar, bankacılık teşebbüsleri hariç olmak üzere ana merkeze veya diğer işyerlerine ödünç olarak verilen paralar karşılığında tahakkuk ettirilen faizler, işyerine doğrudan atfedilebilenler hariç olmak üzere, dikkate alınmayacaktır.
4. İşyeri tarafından teşebbüs adına yalnızca mal ve ticari eşya alınması dolayısıyla doğan hiç bir kazanç, bu işyerine atfedilmeyecektir.
5. Kazanç, bu Anlaşmanın başka maddelerinde düzenlenen gelir unsurlarını da kapsamına aldığında, o maddelerin hükümleri bu madde hükümlerinden etkilenmeyecektir.

Madde 8
Gemicilik ve Hava Taşımacılığı
              1. Akit Devletlerden birinin bir teşebbüsünün uluslararası trafikte gemi ve uçak işletmeciliğinden elde ettiği kazançlar yalnızca bu teşebbüsün kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilir.
2. Bu maddenin 1 inci fıkra hükümleri aynı zamanda, bir ortaklık, bir bağlı işletme veya uluslararası işletilen bir acentaya iştirakten sağlanan kazançlara da uygulanacaktır.

Madde 9
Bağımlı Teşebbüsler
              1.  a) Bir Akit Devlet teşebbüsü doğrudan veya dolaylı olarak diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında veya
b) Aynı kişiler doğrudan veya dolaylı olarak bir Akit Devlet teşebbüsünün ve diğer Akit Devlet teşebbüsünün yönetim, kontrol veya sermayesine katıldığında
ve her iki halde de, iki teşebbüsün ticari ve mali ilişkilerinde oluşan veya empoze edilen koşullar, bağımsız teşebbüsler arasında oluşması gereken koşullardan farklılaştığında, olması gereken; fakat bu koşullar dolayısıyla kendini göstermeyen kazanç, o teşebbüsün kazancına eklenip vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devletin kendi teşebbüslerinden birinde kavradığı ve vergilediği kazanç, diğer Akit Devlette vergilendirilen bu diğer Devlet teşebbüslerinden birinin de kazancını içerebilir. Aynı zamanda bu ilk bahsedilen Devletin kavradığı kazanç, bildirilen kazanç olmayıp, bağımsız teşebbüsler arasında oluşacak ilişkiler gözönünde tutularak, sonradan bu ilk bahsedilen Devletçe yürütülen hesaplamalar sonucunda belirlenen kazanç olabilir. Böyle bir durum kendini gösterdiğinde, diğer Devlet gerçek durumu gözönünde tutarak, kazanç üzerinden alınan verginin miktarında gerekli düzeltmeleri yapmak durumundadır. Bu düzeltme yapılırken, bu Anlaşmanın diğer hükümleri gözönünde tutulacak ve gerektiğinde Akit Devletlerin yetkili makamları birbirine danışacaklardır.

Madde 10
Temettüler

1. Bir Akit Devletin mukimi olan bir şirket tarafından diğer Akit Devlet mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber sözkonusu temettüler, ödemeyi yapan şirketin mukimi olduğu Akit Devletçe de kendi mevzuatına göre vergilendirilebilir; ancak, kendisine ödemede bulunulan kişi temettünün gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi gayrisafi temettü tutarının % 12’ sini aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “temettü” terimi, hisse senetlerinden, intifa senetlerinden veya intifa haklarından, kurucu hisse senetlerinden veya alacak niteliğinde olmayıp kazanca katılmayı sağlayan diğer haklardan elde edilen gelirleri, bunun yanısıra dağıtımı yapan şirketin mukimi olduğu Devletin mevzuatına göre, vergileme yönünden hisse senetlerinden elde edilen gelirle aynı muameleyi gören diğer şirket haklarından elde edilen gelirleri kapsar. Yatırım fonu ve yatırım ortaklıklarından sağlanan gelirler de bu terimin kapsamına girer.
4. Bir Akit Devlet şirketi diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla faaliyette bulunduğunda, işyerinin kazancı, bu işyerinin bulunduğu Devlette 7 nci maddeye göre vergilendirildikten sonra, kalan kısım üzerinden 2 nci fıkra gereğince de vergilendirilebilir.
5. Bir Akit Devlet mukimi olan gerçek temettü lehdarı, temettüyü ödeyen şirketin mukim olarak bulunduğu diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari ve sınai faaliyette bulunursa ve sözkonusu temettü elde ediş olayı ile bu işyerinin arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda, 7 nci madde hükümleri uygulanacaktır.
6. Bir Akit Devlet mukimi olan bir şirket, diğer Akit Devlette kazanç veya gelir elde ettiğinde, diğer Devlet, bu şirket tarafından ödenen temettüler üzerinden herhangi bir vergi alamaz. Bunun istisnasını, sözkonusu temettülerin bu diğer Devletin mukimlerinden birine ödenmesi veya temettü elde ediliş olayı ile bu diğer Devlette bulunan bir işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bağ bulunması oluşturur. Aynı şekilde bu diğer Devlet, bu şirketin dağıtılmamış kazançları üzerinden de bir dağıtılmayan kazanç vergisi alamaz. Dağıtılan temettülerin veya dağıtılmamış karın tamamen veya kısmen bu diğer Devlette elde edilen kazançtan oluşması durumu değiştirmez.

Madde 11
Faiz

1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devlet mukimine ödenen faiz, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, bu faiz elde edildiği Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak, kendisine ödemede bulunulan kişi faizin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi, faizin gayrisafi tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın:
a)Cezayir’de doğan ve Türkiye Hükümetine veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına ödenen faiz, Cezayir vergisinden istisna edilecektir;
b)Türkiye’de doğan ve Cezayir Hükümetine veya Cezayir Merkez Bankasına ödenen faizler, Türk vergisinden istisna edilecektir.
4. Bu maddede kullanılan “faiz” terimi, ipotek garantisine bağlı olsun olmasın veya kazancı paylaşma hakkını tanısın tanımasın, devlet tahvillerinden, tahvillerden veya bonollardan ve her nevi alacaktan doğan gelir ile bu gelirin elde edildiği Devletin vergi mevzuatına göre ikrazat geliri sayılan diğer bütün gelirleri kapsar.
5. Bir Akit Devlet mukimi olan gerçek faiz lehdarı, faizin elde edildiği diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri vasıtasıyla ticari veya sınai faaliyette bulunursa ve sözkonusu faizin ödendiği alacak ile bu işyeri arasında etkin bir bağ bulunmaktaysa, 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda, 7 nci madde hükümleri uygulanacaktır.
6. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahalli idaresi veya mukimi tarafından ödenen faizin, o Akit Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, faiz ödeyen kişi mukim olsun ya da olmasın, bir Akit Devlette faiz ödemeye neden olan borç-alacak ilişkisiyle bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve faiz bu işyerinden veya sabit yerden kaynaklandığında, sözkonusu faizin işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
7. Alacak karşılığında ödenen faizin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile üçüncü kişiler arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatına göre vergilendirilecektir.

Madde 12
Gayrimaddi Hak Bedelleri
              1. Bir Akit Devlette doğan ve diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen gayrimaddi hak bedelleri, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bununla beraber, sözkonusu gayrimaddi hak bedelleri elde edildikleri Akit Devlette ve o Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak kendisine ödemede bulunulan kişi gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı ise, bu şekilde alınacak vergi, gayrimaddi hak bedelinin gayrisafi tutarının yüzde 10’unu aşmayacaktır.
3. Bu maddede kullanılan “gayrimaddi hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın, desen veya modelin, planın, gizli formül veya üretim yönteminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı sınai, ticari bilimsel teçhizatın veya sınai, ticari veya bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.
4. Bir Akit Devlet mukimi olan gayrimaddi hak bedelinin gerçek lehdarı, bu bedelin elde edildiği diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunursa veya bir Türkiye mukimi, Cezayir’de bulunan bir sabit yeri kullanarak Cezayir’de serbest meslek faaliyetinde bulunursa ve sözkonusu bedelin ödendiği hak veya varlık ile bu işyeri veya sabit yer arasında etkin bir bulunmaktaysa, bu maddenin 1 inci ve 2 nci fıkra hükümleri uygulama dışı kalacaktır. Bu durumda, olayına göre 7 nci veya 14 üncü madde hükümleri uygulanacaktır.
5. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü, mahalli idaresi veya mukimi tarafından ödenen gayrimaddi hak bedelinin, o Devlette elde edildiği kabul olunacaktır. Bununla beraber, gayrimaddi hak bedelini ödeyen kişi mukim olsun ya da olmasın, bir Akit Devlette gayrimaddi hak bedelini ödemeye neden olan hak veya varlık ile bağlantılı bir işyerine veya sabit yere sahip olduğunda ve bu gayrimaddi hak bedeli bu işyerinden veya sabit yerden kaynaklandığında, sözkonusu gayrimaddi hak bedelinin işyerinin veya sabit yerin bulunduğu Devlette elde edildiği kabul olunacaktır.
6. Kullanım, hak veya bilgi karşılığında ödenen gayrimaddi hak bedelinin miktarı, ödeyici ile gerçek lehdar arasında veya her ikisi ile bir başka kişi arasında var olan özel ilişki nedeniyle, böyle bir ilişkinin olmadığı durumlarda ödeyici ve gerçek lehdar arasında kararlaştırılacak miktarı aştığında, bu madde hükümleri en son bahsedilen miktara uygulanacaktır. Bu durumda ilave ödeme, bu Anlaşmanın diğer hükümleri de dikkate alınarak, her bir Akit Devletin mevzuatı uyarınca vergilendirilebilecektir.

Madde 13
Sermaye Değer Artış Kazançları
              1. Bir Akit Devlet mukimince, diğer Akit Devlette yer alan ve 6 ncı maddede tanımlanan bir gayrimenkul varlığın elden çıkarılmasından elde edilen kazanç bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerinin ticari varlığına dahil menkul varlıkların veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullandığı bir sabit yere ait menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç, bu işyerinin veya sabit yerin (yalnız veya tüm teşebbüsle birlikte) elden çıkarılmasından doğan kazanç da dahil olmak üzere, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Uluslararası trafikte işletilen gemi ve uçakların veya sözkonusu gemi ve uçakların işletilmesiyle ilgili menkul varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç, yalnızca bu teşebbüsün kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir.
4. 1, 2 ve 3 üncü fıkralarda değinilenler dışında kalan tüm varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazanç yalnızca, elden çıkaranın mukim olduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, diğer Akit Devlette doğan ve yukarıda bahsedilen sermaye değer artış kazançları, iktisap ve elden çıkarma arasındaki süre bir yılı aşmadığı takdirde, bu diğer Akit Devlette de vergilendirilebilecektir.

Madde 14
Serbest Meslek Faaliyetleri
              1. Bir Akit Devlet mukiminin serbest meslek faaliyetlerinden veya bağımsız nitelikteki benzeri diğer faaliyetlerden elde ettiği gelirler, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Aşağıdaki durumlarda sözkonusu gelir, diğer Akit Devlette de vergilendirilebilir:
a) Eğer bu kişi diğer Akit Devlette faaliyetlerini icra etmek için sürekli kullanabileceği bir sabit yere sahip ise, bu durumda yalnızca bu yere atfedilebilen gelir diğer Akit Devlette vergilendirilebilir; veya
b) Eğer bu kişinin bir mali yılda diğer Akit Devlette kalışı, bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşarsa.
2. “Serbest meslek faaliyetleri” terimi, özellikle bağımsız olarak yürütülen bilimsel, edebi, eğitici ve öğretici faaliyetleri, bunun yanısıra doktorların, avukatların, mühendislerin, mimarların, dişçilerin ve muhasebecilerin bağımsız faaliyetlerini kapsamına alır.

Madde 15
Bağımlı Faaliyetler
              1. 16, 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukiminin bir hizmet akdi dolayısıyla elde ettiği ücret ve diğer benzeri menfaatler, bu hizmet diğer Akit Devlette ifa edilmedikçe, yalnız ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir. Eğer hizmet diğer Devlette ifa edilirse, buradan elde edilen gelir diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:
a) Gelir elde eden kişi, bu diğer Devlette bir mali yıl içinde bir veya bir kaç seferde toplam 183 günü aşmamak üzere kalırsa ve
b) Ödeme, bu diğer Akit Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa ve
c)Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa,
yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilebilecektir.
3. Bu maddenin bundan önceki hükümlerine bakılmaksızın, uluslararası trafikteki bir gemi veya uçakta ifa edilen bir hizmet dolayısıyla elde edilen gelir, teşebbüsün kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilir.

Madde 16
Müdürlere Yapılan Ödemeler
              Bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlet mukimi olan bir şirketin yönetim veya denetim kurulu üyesi olması dolayısıyla eline geçen ücret, huzur hakkı ve diğer benzeri ödemeler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

Madde 17
Artist ve Sporcular
              1. 14 ve 15 inci madde hükümleriyle kalınmaksızın, bir Akit Devlet mukimi olan ve tiyatro, sinema, radyo, televizyon artistliği yapan veya müzisyen olarak çalışan gösteri sanatçısının ve bunun yanısıra sporcunun diğer Akit Devlette icra ettiği bu nitelikteki şahsi faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği gelir bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir gösteri sanatçısının ya da sporcunun icra ettiği kişisel veya bu nitelikteki faaliyetlerden doğan gelir, kendisine değil de bir başkasına yönelirse, bu gelir 7, 14 ve 15 inci madde hükümleriyle bağlı kalınmaksızın, sanatçı ya da sporcunun faaliyetlerinin icra edildiği Akit Devlette vergilendirilebilir.
3. 1 inci ve 2 nci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukimi olan bir gösteri sanatçısı veya sporcunun iki Akit Devletçe kabul edilen sportif ve kültürel değişim proğramı çerçevesinde diğer Akit Devlette icra ettiği kişisel faaliyetlerinden veya bu nitelikteki faaliyetlerinden doğan gelir, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilir.

Madde 18
Emekli Maaşları
              19 uncu maddenin 1 inci fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet mukimine geçmiş çalışmalarının karşılığında ödenen emekli maaşları ve bu kişiye sağlanan diğer benzeri menfaatler, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir. Bu hüküm aynı zamanda, bir Akit Devlet mukimine sağlanan ömür boyu gelire de uygulanacaktır.

Madde 19
Kamu Görevleri
              1. Bir Akit Devletin kendisine, politik alt bölümüne veya bir mahalli idaresine bir kamu görevi dolayısıyla bir gerçek kişi tarafından verilen hizmetler karşılığında, bu Akit Devlet, politik alt bölüm veya mahalli idare tarafından veya bunlarca oluşturulan fonlardan sağlanan menfaatler, emekli maaşları da dahil, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.
2. Bir Akit Devletin kendisi, politik alt bölümü veya mahalli idaresi tarafından yürütülen ticari veya sınai faaliyetlerle bağlantılı hizmetler karşılığında sağlanan menfaatlere ve emekli maaşlarına 15, 16 ve 18 inci maddelerin hükümleri uygulanacaktır.

Madde 20
Öğretmen ve Araştırmacılar
              Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette yalnızca öğretim ve bilimsel araştırma yapmak amacıyla bulunan bir öğretmen veya araştırmacının iki yılı aşmayan bir süre veya süreler için öğretim veya araştırma karşılığında, bu diğer Devletin dışındaki kaynaklardan elde ettiği gelirler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.

Madde 21
Öğrenci ve Stajyerler
              1. Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette yalnızca öğrenim veya mesleki eğitim amacıyla bulunan bir öğrenci, stajyer veya çırağın geçim, öğrenim veya mesleki eğitim masraflarını karşılamak için, bu diğer Devletin dışındaki kaynaklardan elde ettiği gelirler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.
2. 1 inci fıkranın uygulanmadığı burslar sözkonusu olunca, 1 inci fıkra kapsamına giren bir öğrenci veya stajyer, eğitim ya da mesleki öğrenimleri sırasında bulunduğu Devletin mukimlerine uygulanan vergi muafiyet, istisna ve indirimlerinden aynı şekilde yararlanacaklardır.
3. Bir Akit Devletin vatandaşı olup, diğer Akit Devlette öğrenimi veya mesleği ile ilgili uygulama alışkanlıkları kazanmak üzere, bir takvim yılı içinde 183 günü aşmayacak şekilde hizmet ifa eden bir öğrenci veya stajyerin eline geçen ücretler, bu diğer Devlette vergilendirilmeyecektir.

Madde 22
Diğer Gelirler
              Bir Akit Devlet mukiminin, nerede doğarsa doğsun, bu Anlaşmanın daha önceki maddelerinde ele alınmayan gelir unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.

Madde 23
Servet

1. Bir Akit Devlet mukiminin 6 ncı maddede bahsedilen gayrimenkul varlıklardan oluşan ve diğer Akit Devlette bulunan serveti, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
2. Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyerinin aktifine dahil menkul varlıklardan veya bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette serbest meslek faaliyeti icra etmek üzere kullanabileceği bir sabit yere ait menkul varlıklardan oluşan servet, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.
3. Uluslararası trafikte işletilen gemi ve uçaklardan ve sözkonusu gemi ve uçakların işletilmesi ile ilgili menkul varlıklardan oluşan servet, yalnızca teşebbüsün kanuni merkezinin bulunduğu Akit Devlette vergilendirilebilecektir.
4. Bir Akit Devlet mukiminin servetinin diğer bütün unsurları, yalnızca bu Devlette vergilendirilebilecektir.

Madde 24
Çifte Vergilendirmeyi Önleme Yolları
              1. Bir Akit Devlet mukimi, bu Anlaşma hükümlerine uygun olarak, diğer Akit Devlette vergilendirilebilir bir gelir elde ettiğinde veya servet elinde bulundurduğunda, ilk Devlet;
a) diğer Akit Devlette ödenen gelir vergisine eşit bir miktarı, mukimin geliri üzerinden alınan vergiden,
b) diğer Akit Devlette ödenen servet vergisine eşit bir miktarı, bu mukimin serveti üzerinden alınan vergiden
mahsup eder.
Bununla birlikte, mahsup edilen söz konusu miktar her iki durumda da, mahsuptan önce hesaplanan gelir veya servet vergisinin, diğer Akit Devlette vergilendirilebilen gelir veya servete isabet eden kısmını aşmayacaktır.
2. Akit Devletlerden birinde, bu Devletin ulusal mevzuatı gereğince muafiyet veya indirime konu olan vergi, ödenmiş gibi kabul edilerek 1 inci fıkranın son bendinde öngörülen şartlar altında diğer Akit Devlette bu gelirlere isabet eden vergiden mahsup edilmesi gerekir. Bu hükümler, bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yılın 1 Ocak’ından itibaren 10 yıllık bir süre için uygulanır.

Madde 25
Ayrım Yapılmaması
              1. Bir Akit Devletin vatandaşları, diğer Akit Devlette o Devletin vatandaşlarının aynı koşullarda karşı karşıya kaldıkları veya kalabilecekleri vergilemeden veya buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulmayacaklardır.
2. 10 uncu maddenin 4 üncü fıkra hükümleri saklı kalmak üzere, bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette sahip olduğu bir işyeri, bu diğer Devletin aynı faaliyetleri yürüten teşebbüslerine göre daha az lehe bir vergilemeyle karşı karşıya kalmayacaktır.
3. Bir Akit Devletin, diğer Akit Devletin bir veya bir kaç mukimi tarafından, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kısmen veya tamamen sermayesine sahip olunan ya da kontrol edilen teşebbüsleri, ilk bahsedilen Devlette, benzeri teşebbüslerin tabi oldukları veya olabilecekleri vergilemeden veya buna bağlı mükellefiyetlerden değişik veya daha ağır vergilemeye ve buna bağlı mükellefiyetlere tabi tutulamazlar.
4. Bu hükümler, bir Akit Devletin kendi mukimlerine şahsi ve ailevi durumları dolayısıyla uyguladığı şahsi indirimleri, vergi ve matrah indirimlerini, diğer Akit Devlet mukimlerine de uygulama zorunda olduğu yönünde anlaşılmayacaktır.

Madde 26
Karşılıklı Anlaşma Usulü
              1. Bir Akit Devlet mukimi, bir Akit Devlet veya her iki Akit Devletin işlemlerinin kendisi için, bu Anlaşmaya vergileme yönünden uymayan sonuçlar yarattığı ya da yaratacağı kanaatine vardığında, bu Devletlerin ulusal mevzuatlarında öngörülen müracaat usulleriyle bağlı kalmaksızın, durumu mukimi olduğu Akit Devletin yetkili makamına arzedebilir. Eğer bu kişinin durumu, 25 inci maddenin 1 inci fıkrasına uygun düşerse, o zaman, vatandaşı olduğu Akit Devletin yetkili makamına başvurabilir. Müracaat, Anlaşma hükümlerine aykırı vergilemenin ilk tebliğini takip eden 1 yıllık süre içerisinde yapılmalıdır.
2. Yetkili makam, itirazı haklı bulmakla beraber, kendisi tatminkar bir çözüme ulaşamadığı takdirde, bu Anlaşmaya ters düşen bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Akit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret sarfedecektir. Ulaşılan sonuç bir yıl içinde uygulanır ve istisna veya indirim lehdarı, vergi istisna veya indirim kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren en fazla bir yıl içerisinde bu haktan yararlanır.
3. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşmanın yorumundan ya da uygulamasından kaynaklanan her türlü güçlüğü veya tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir. Aynı zamanda, bu Anlaşmada çözüme kavuşturulmamış durumlardan kaynaklanan çifte vergilemenin ortadan kaldırılması için birbirlerine danışabilirler.
4. Akit Devletlerin yetkili makamları, 1, 2 ve 3 üncü fıkralarda belirtilen hususlarda anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle doğrudan doğruya haberleşebilirler. Bu amacı sağlamada sözlü görüş alış-verişinin daha yararlı olacağı kanaati belirdiğinde, söz konusu görüş alış-verişi Akit Devletlerin yetkili makamlarının temsilcilerinden oluşacak bir Komisyonda gerçekleştirilir.

Madde 27
Bilgi Değişimi
              1. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşma hükümlerinin uygulanması için gerekli olan bilgileri, bunun yanısıra bu Anlaşmayla uyumsuzluk göstermediği sürece, bu Anlaşma kapsamına giren vergilerle ilgili iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi için gerekli olan bilgileri değişime tabi tutacaklardır. Bir Akit Devlet tarafından alınan her türlü bilgi, o Devletin kendi iç mevzuatı çerçevesinde elde ettiği bilgiler gibi gizli tutulacak ve yalnızca bu Anlaşmada belirtilen vergilerin tahakkuk veya tahsiline veya cebri icra ya da cezasına veya bu hususlardaki şikayet ve itirazlara bakmakla görevli kişi veya makamlara (adli makamlar ve idari kuruluşlar dahil) verilebilecektir. Bu kişi veya makamlar, söz konusu bilgileri yalnızca bu amaçlar doğrultusunda kullanacaklardır. Bu kişi veya makamlar, sözkonusu bilgileri mahkeme duruşmalarında veya adli kararlar alınırken açıklayabilirler.
2. 1 inci fıkra hükümleri, hiçbir surette bir Akit Devlet yetkili makamını:
a) Kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatına veya idari uygulamalarına uymayacak idari önlemler alma;
b) Kendisinin veya diğer Akit Devletin mevzuatı veya normal idari uygulamaları çerçevesinde elde edilemeyen bilgileri sunma;
c) Herhangi bir ticari, sınai, mesleki sırrı veya ticari işlemi aleni hale getiren bilgileri veya aleniyeti kamu düzenine aykırı düşen bilgileri verme yükümlülüğü altına sokacak şekilde yorumlanamaz.

Madde 28
Tahsilattan Yardımlaşma
              1. Akit Devletler, talep eden Devletin kanun ve kurallarının uygulanmasından doğan ve bu Anlaşmada kavranan vergiler ile bu vergilere ilişkin vergi cezaları, usulsüzlük cezaları, gecikme zamları, faizler ve masrafların kendi iç mevzuatı ve kurallarına göre tahsilinde karşılıklı destek ve yardımlaşmada mutabık kalmışlardır.
2. Bu Anlaşmada aksi bir hüküm bulunmadıkça, talepte bulunan Devletin talebi üzerinden, talepte bulunulan Devlet, sözkonusu mali alacakların tahsilinde kendi mali alacaklarında uygulanan idari ve hukuki usulleri uygular.
3. Önceki paragraf hükümleri, ancak talep eden Devlette tahsil edilebilen nitelikteki mali alacaklara uygulanır.
4. Talepte bulunan Devlet, mali alacağın tahsiliyle ilgili kendi ülkesinde tüm yolları tamamlamadıkça, talepte bulunulan Devlet bu talebi yerine getirmek zorunda değildir.
5. Ölen kişiye veya onun mirasına ilişkin mali alacakların tahsilatında öngörülen yardımlaşma, bu alacak, miras üzerinden ya da mirastan yararlananlardan tahsil edileceğinden, mirasın veya mirastan yararlananların herbirinin payının değeri ile sınırlıdır. Bu durumda, bir kişinin ölümünden önce ödemesi gereken vergilere ilişkin vergi cezaları ve usulsüzlük cezaları mirasçılardan alınamaz.
6. Bir mali alacağın tahsiline ilişkin yardımlaşma talebine aşağıdaki belgeler eklenir:
a)Anlaşma kapsamına giren bir vergiye ilişkin mali alacak olduğunu belirten bir belge,
b) Talepte bulunan Devlette takip ve tahsiline izin veren resmi bir belge,
c) Gerekirse, mahkeme veya idari bir organ tarafından bununla ilgili olarak verilmiş kararın onaylı bir örneği, ve
d) Tahsilat için gerekli olan diğer tüm belgeler.
7. Mali alacağın zamanaşımına ilişkin tüm sorunlar, yalnızca talepte bulunan Devletin mevzuatına göre çözümlenir.
8. Talepte bulunan Devlet, 1 inci fıkrada bahsedilen bir mali alacağın tahsili konusunda, kendi iç mevzuatının öngördüğü zaman aşımısüresi içinde, diğer Akit Devletin yardımını istediğinde, talepte bulunan Devletin tahsil talebinin, talepte bulunulan Devletin yetkili makamınca alındığı tarihten durumun borçluya tebliğ tarihine kadar geçen süre, talepte bulunan Devletin mevzuatında öngörülen zamanaşımı süresine eklenir.
Yardım talebi ve bunun borçluya tebliği, talepte bulunan Devletin mevzuatında öngörülen zamanaşımı süresinin son yılında yapıldığı takdirde, bu zamanaşımı süresi, tahsil yardım talebinin alınış tarihi ile bunun borçluya tebliğ tarihi arasında geçen süreye bakılmaksızın, bir yıl uzar.
9. Tahsilatında yardımlaşma için anlaşılmış bir mali alacak, talepte bulunulan Devlette aynı nitelikteki alacakların yararlandığı garanti ve imtiyazlardan yararlanır.
10. Bir Devletin mali alacağı itiraz konusu olduğunda ve bu Devletin mevzuatının öngördüğü garantilerden yararlanamadığında, bu Devletin vergi idaresi, kendi haklarını korumak için, diğer Devletin kendi iç mevzuatının müsaade ettiği koruyucu tedbirlerin alınmasını bu diğer Devletin vergi idaresinden isteyebilir.
Bu diğer Devlet, bu vergilendirmenin Anlaşma hükümlerine uymadığına kanaat getirirse, zaman gaçirmeksizin 26 ncı maddede belirtilen komisyonun toplanmasını talep eder.
11. Her iki Akit Devletin yetkili makamları, talepte bulunan Devletin hesabına, talepte bulunulan Devlet tarafından tahsil edilmiş tutarların transfer şeklini belirlemek için karşılıklı anlaşacaklardır.

Madde 29
Diplomasi ve Konsolosluk Memurları

Bu Anlaşma hükümleri, diploması veya konsolosluk memurlarının devletler hukuku genel kuralları ve özel anlaşma hükümleri uyarınca yararlandıkları mali ayrıcalıkları etkilemeyecektir.

Madde 30
Yürürlüğe Girme
              1. Her bir Akit Devlet, bu Anlaşmanın, kendi iç mevzuatına göre onay işlemlerinin tamamlandığını, diplomatik yolla diğer Akit Devlete bildirecektir.
2. Bu Anlaşma, Akit Devletlerden biri veya diğeri tarafından son bildirimin alındığı tarihte yürürlüğe girecek ve hükümleri, bu Anlaşmanın yürürlüğe girdiği yılı takip eden yılın 1 Ocak tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanacaktır.

Madde 31
Yürürlükten Kalkma
              Bu Anlaşma, Akit Devletlerden biri tarafından feshedilinceye kadar yürürlükte kalacaktır. Akit Devletlerden her biri, Anlaşmayı, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra, her takvim yılının btiminden en az 6 ay önce diplomatik yollardan fesih ihbarnamesi vermek suretiyle feshedebilir.
Bu durumda, Anlaşma, feshedildiği yılın en geç 31 Aralık tarihine kadar elde edilen gelirlere uygulanır.
BU HUSUSLARI TEYİDEN, iki Devletin tam yetkili temsilcileri bu Protokolü imzaladılar.
Türkçe, Arapça ve Fransızca dillerinde, her üç metin de geçerli olmak üzere, Ankara’da, 02 Ağustos 1994 tarihinde imzalandı. Anlaşma hükümlerinin yorumunda farklılık ortaya çıktığı takdirde, Fransızca metin esas sayılacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükümeti adına

PROTOKOL
Bugün Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında Gelir ve Servet üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’nın imzalanması sırasında taraflar, aşağıdaki hükümlerin bu Anlaşmanın bütünleyici bir parçası olduğunu kabul etmişlerdir.
a)Savunma sanayiini destekleme; sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik; çıraklık, mesleki ve teknik eğitimi geliştirme ve yaygınlaştırma fonları, anlaşmanın 2 nci maddesinin b) paragrafında belirtildiği gibi “gelir ve kurumlar vergisinden alınan fon payı” şeklinde değiştirilmiştir.
b) Türkiye yönünden, Anlaşmanın 6 ncı maddesinde belirtilen gayrimenkul mallar “her türlü balık tutma yerleri”ni kapsamına alır.
c) 10 uncu maddenin 4 üncü fıkrasıyla ilgili olarak, işyerinin bulunduğu Akit Devletin iç mevzuatında temettüler üzerinde öngörülen vergi oranı, Anlaşmanın 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen oranın altında olduğu sürece, iç mevzuatta öngörülen oran uygulanır.

Yazar Hakkında

Smmm Denetçi Bilirkişi

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

preloader